İnanılmaz bir başarı öyküsüne sahip olan Tahsin Tarhan, hikayesinin öneminin farkında. Yani nereden nereye geldiğini iyi biliyor fakat daha ziyade bundan sonra neler yapmak istediğinin bilinmesini istiyor. Eğitime verdiği destek bugün benim diyen iş adamının yapamayacağı büyüklüğü kapsıyor.
***
Topluma hizmeti şiar edinmiş olan Tahsin Tarhan, bunu geniş yelpazeye yaymanın yolunun siyasetten geçtiğini düşünerek, uzunca bir süre kendisini bu işe hazırlamış. Siyasete tesadüfen girmediğini, amacı doğrultusunda bu noktaya geldiğini ve partisinin başarısı için neleri göze alabileceğini uzun uzun anlattı. Köy çocuğu Tahsin Tarhan büyüdü büyüdü, sayılı iş adamları arasına geldi, şimdi de Türkiye`nin sayılı siyasetçilerinden biri olma noktasına ulaştı.
***
Son dönemde CHP Genel Merkezi`nde etkin bir görev alarak ivmesini bir kat daha yukarıya taşıyan Tahsin Tarhan, tuttuğunu koparan azmiyle Kocaeli siyasetinde zaman içerisinde etkin bir rol oynayacaktır. Söz konusu CHP olunca, röportaj yemek eşliğinde iki saate kadar uzandı gitti. Kocaeli`nin yabancı olmadığı bu şahsı, iş ve özel yaşamını harmanlayarak keyifli bir söyleşi için çabaladım. Umarım zevkle okursunuz.
Tahsin Bey, biz sizin Gebzeli olduğunuzu biliyoruz, aslen nerelisiniz?
Aslen Gümüşhaneliyim. 1965 yılında Gümüşhane`de doğdum. Ailem beni ilkokul üçüncü sınıftayken, okumam için İstanbul`a akrabalarımızın yanına gönderdi. Okul tatillerinde araba tamircisinde çalışıyordum. Hep araba yapma hayalim vardı.
Otomotiv sektörüne başlamanız çıraklıktan itibaren oldu yani?
Evet, çıraklıktan bir başladım, bir daha o sektörden hiç çıkmadım. Şu an hayal ettiğim yerin en üst noktasına geldim.
Eğitim nerede son buldu, peki?
Okul liseyi bitirince son buldu.
En üst noktaya geldim dediniz ama biz asıl o geliş aşamalarını merak ediyoruz?
Araba yapma hayalim vardı ama meğer başladığım yer oto makasçısıymış. Neyse, 16 yaşına gelince tamirci dükkanı açtım. 22 yaşında da aynı iş üzerine yedek parça alım-satım işine girdim. Türkiye`nin değişik bölgelerini gezerek, satış ve pazarlama yaptım. Sonra çok hızlı biçimde büyüme gösterdim. Bu kez 35 yaşında aynı işin üretimini kurdum.
HEDEF TİCARET DEĞİL, BAŞARMAK OLMALI
Bu hızlı trend nasıl oldu, peki? Hırs mı yaptınız?
Hırs değil aslında. Başarıya endekslenirseniz ekonomik olarak güçlenmeniz çok doğal. Girdiğiniz işte sadece ticareti düşünmemeniz lazım. Hedef başarmak olmalı. Yedek parça işinde Adana`ya, Erzurum`a, Diyarbakır`a da satacağım diye yola çıktığım zaman, başarıya endekslenmiştim ve tüm Türkiye`ye mal sattım. Fabrikalar ürün yetiştiremeyince, ister istemez yedek parça üretimini kurmak durumunda kaldık.
Sattığınız ürünü kendiniz üretecek kıvama geldiniz… Doğrusu çok ilginç?
Fazlası var aslında. Ben yola, yurt dışına mal satacağım diye çıktım. Dünya markası olacağım dediğimde insanlara saçma, uçuk gelmişti. Sonra yurt dışında fuarlara giderek, kendimi ve firmamı tanıtarak satış yapmaya başladım. Geldiğimiz noktada yaklaşık 30 ülkeye ihracat yapıyorum. Alanımda Türkiye`de en üst seviyedeyim.
Tam anlamıyla ne üretiyorsunuz?
Yaprak yay makas üretiyoruz. Ticari araçlarda olan oto makas…
TÜRKİYE`DE ALANIMDA TEKİM
Alanımda tekim derken, bunda ciddi misiniz?
Evet, TT Çelik Yay olarak, Türkiye`de pazar payında şu an bir numarayız.
Kaç kişiyi istihdam ediyorsunuz, Tahsin bey?
200 kişiyle çalışıyoruz. Fabrikamız Düzce`de bulunuyor.
Neden Düzce`de, peki?
Aslında tesadüfen oldu. Düzce`de hazır kurulu bir fabrika vardı, orayı satın aldım. Yoksa planlanmış bir şey değildi. Kendim Darıcalı olduğum ve Darıca`da oturduğum için fabrika da oradaymış gibi algılanıyor ama öyle değil.
Peki, sizce neden size Kocaeli`nin Yükselen Değeri dedim?
Çünkü ben yatırımlarımı Kocaeli`ye yapıyorum. Belki de Kocaeli`de sanayicilerin içinde en farklı olanıyım. Ben Kocaeli`de sanayicilik yapıp, Kocaeli`nin havasını kirleten firmalardan da değilim. Ama kazandığım parayı Kocaeli`ye harcıyorum.
KOCAELİ`YE YATIRIM YAPIYORUM
Bunun en iyi örneği de Çayırova`ya yaptırdığınız okul olsa gerek?
Gayet tabii, öyle. Ben Düzce`ye de okul yaptırabilirdim. Veya İstanbul`un varoş bir semtine de yaptırabilirdim ama yaşadığım kenti tercih ettim. Kazancımı burada yatırıma dönüştürmeyi seçtim.
Okul dışında başka yatırımlarınız oldu mu, peki?
Spor alanında da kendi bütçemle bir şeyler yaptım. Çayırova`ya bir stadyum kazandırdım. İleriki süreçte iyi bir kazanç elde edersem yine Kocaeli`ye yatırım yaparım çünkü ben Kocaeliliyim.
Sizde Kocaelili olma bilinci tam olarak oturmuş anlaşılan…
Bu bilinci iyi bilmek gerek. Kocaeli`nin, Gebze`nin binlerce çeşit derneği var. Biz ortak noktada Kocaeli`de yaşıyoruz ve Kocaeliliyiz. Bu bilinçle hareket edilirse, toplum olarak daha çabuk kaynaşma fırsatımız olur. Bir Kastamonu, bir Karslılar derneği olarak ayrı faaliyetlerde bulunurlarsa, toplum birbirinden kopmuş olur. Ama bir Kocaelililer derneği çatısı altında birleşirsek, memleket ayrımı yapmazsak, daha faydalı olur diye düşünüyorum. Bugün ne komik ki, aynı ilçede o ilçeyi sevenler derneği kuruluyor.
ÖNCE EKONOMİ, SONRA SİYASET
Bu dönemde CHP`den Kocaeli milletvekili adayıydınız. Neden siyaset?
Güzel bir soru. Ben toplumsal olayların içinde yetiştim. Kendi açımdan şöyle bir iddiam vardı: Önce ekonomik bağımsızlığımı alayım, sonra siyasete gireyim diye. Aynen bunu uyguladım. Siyasete girmemin ana sebebi şuydu; belli bir noktaya geldikten sonra toplum sizden ister istemez bir şeyler bekliyor, misyon yüklüyor. Kendinizi o alanda görüyorsanız, toplum içindeki sorunları çözmek istiyorsunuz. Bunların çözümü noktasında bireysel yapacağınız mücadeleyle belli noktada tıkanıyorsunuz.
Bunun çözümü de siyasetten geçiyor, değil mi?
Kesinlikle öyle. Bu tür engelleri ancak siyasete girerek aşarsınız. O düşünceler sizi iteledikten sonra, kendinizi siyasetin içinde buluyorsunuz. Ben siyasete tesadüfen girmedim. Ben buna hazırlandım. Aslında hayalim, yerel yönetimlerdi. Yerel yönetimler için beş yıl çalıştım.
Ne gibi çalışmaydı bunlar?
Rusya`ya gittim. Moskova`daki şehirciliği, alt yapıyı inceledim. Sonra Fransa`ya gidip, yerel yönetimlerle ilgili çalışmalar yaptım. Halkla doğru iletişimi nasıl kurabiliriz, sistemi nasıl genişletebiliriz, halkı yönetime nasıl katabiliriz diye Küba`ya halk konseyine gittim.
EN AZ OY ALDIĞIM İLÇEYİ SEÇTİM
Bu çalışmaları hayata geçirmek istediniz ve aday oldunuz değil mi?
Öyle ve kendime o kadar güvendim ki, o nedenle en az oy aldığımız ilçe olan Darıca`yı tercih ettim. Çıktım dedim ki; ‘Böyle böyle projem var, sosyal demokrat belediyeciliğin nasıl uygulanması gerektiğini göstermek istiyorum. Bunu da en az oy aldığımız ilçede yapacağım ama en az altı ay önce adaylığımı açıklamak istiyorum.` Elimdeki projelerle Türkiye`ye model olmak istedim. Böyle yola çıktım, inandım. Darıca kazanılması yüksek ihtimal olan ilçeler arasında görülmeye başlandı. Ama aday gösterilmedim.
O noktada pişmanlığınız oldu mu? Kırgınlığınız var mı?
Artık siyasetin içine girdim, ister istemez devam etmek zorundaydım. Bu seçimde de milletvekili adayı oldum. Bir kırgınlığım yok, partime hizmet verdim. Her şey kazanmak değil.
Her şey siyaset değilmiş, bunu da gördük değil mi?
Yani öyle ama toplumun sorunlarını çözme noktasında siyasetin var olması gerekiyor. Bugün Anadolu`nun değişik yerlerinden göçebe toplumu olarak şehirlere yerleşen bir halk olarak, bazı şeyleri uzaydan gelecek birilerinden beklememek gerekir. Şehirde nasıl yaşanır? Farklı kültürler nasıl bir arada yaşayacak? Ancak bunu iktidara gelerek çözebiliriz. Yani siyaset olmayınca bu işin bir ayağı aksak kalıyor. Onun için de siyasete girmek gerekir.
KENTİN KADERİNİ SİYASETÇİLER DEĞİŞTİRİR
Dışarıdan eleştirmek yetmez diyorsunuz…
Aynen öyle. Bu kentin kaderini siyasetçiler değiştirir, dışarıdan başkası değil. Demokrasinin gereği halkın karşısına çıkarsın. İyi bir şehir, yaşanılabilir bir kent doğasıyla, havasıyla, suyuyla, sanayisiyle, yatırımıyla, sosyal faaliyetleriyle nasıl elde edilebilir? Ancak siyasetle… Onun için bireysel değil de toplumsal bir mücadele içinde olmam gerektiğini düşünerek siyasetin içine girdim.
Tahsin Bey, çok hızlı yol aldığınızı düşünüyorum. Çıraklıktan patronluğa, hatta okul yaptırıp Milli Eğitim`e bağışlamaya kadar uzanan bu yolda başarınızı neye bağlıyorsunuz?
Gen çok önemli Aysun Hanım. Mesela Türkiye`de çok ciddi eğitim gönüllüleri bulunuyor. Ben kendimi eğitim gönüllüsü olarak görüyorum ama benim farkım var. Son dönemlerde Türkiye`nin yapısına baktığınız zaman bazı bozulmalar, Avrupa`ya özentiler gözlüyorsunuz. Türkiye`de eğitim gönüllüsü dediğiniz zaman şöyle bir bakın, hep yaşını almış kişiler vardır.
Sizce neden?
Çünkü yapacak hiçbir şey kalmadıktan sonra eğitime yönelmişlerdir. Benim farkım bu işleri çok genç yaşta gerçekleştirmem. Ben 35 yaşında okul yaptırıp devlete bağışladım. Sporda gençlere destek olma mücadelesine girdim. Üniversitede çocukların okumasına destek olmaya çalıştım. Gittiğim ülkelerde, iş dışında değerlendirdiğim zamanda çektiğim fotoğrafları kitap haline getirdim ve kitabın gelirini de Eğitim Gönüllüleri Vakfı`na bağışladım.
DAHA FAZLASINI KALDIRMAZ BU KENT
Bütün bunları köyden kente okumaya gelen Tahsin Tarhan mı başardı?
Portreye bütün olarak baktığınız zaman, zor şartlarda okuyan Tahsin Tarhan eğitimin zorluklarını yaşadığı için her şeyin çözümünün eğitimde olduğunu iddia ediyor.
Tahsin Bey, sizce Kocaeli doğru yönetiliyor mu?
Kocaeli öyle bir kent ki, iki denize sınır. Dünyada bunlardan fazla yoktur. Ancak Kocaeli`ye kimse bütün bakmadı. Yani Kocaeli`nin neresinin turizm, neresinin sanayi bölgesi olması gerektiğini, neresinin yerleşim alanı olması gerektiğini kimse düşünmedi. Onun için bu kente bizler sahip çıkmalıyız. Bu kent yaşanmaz hale geliyor. Ben sanayiciyim ama ‘yeter artık!` diyorum. Daha fazlasını kaldırmaz bu kent.
Sanayi değilse, hangi anlamda gelişme göstermeli Kocaeli?
Kocaeli Avrupa`nın kenarında, İstanbul`un tam dibinde bir kent. Ulaşım çok rahat. Onun için biz evvela Kocaeli`ye bir rol biçmeliyiz. Gelecekte nasıl ileri taşımalıyız? Bana göre Kocaeli artık bir kongre merkezi, kültür merkezi olmalı. Özel sektörleri teşvik edip, turizm alanları yaratmalıyız. Sanayiye yeter diyerek, doğru rolü biçmeliyiz.
CHP GENEL MERKEZDE ÖNEMLİ GÖREV…
Tahsin Bey, iş adamlığınızın yanı sıra, siyasi alanda daha çok ön plandasınız. CHP Genel Merkezi`nde size yeni bir görev verildi. Bu görev tanımlamasını biraz açar mısınız?
CHP Genel Merkezi`ndeki görevim, Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Nihat Matkap`ın beş yardımcısından biri olmak. İlk defa uygulanan bir tüzük bu. Beş yardımcının özel sektörde bulunan kanadını temsil ediyorum.
Peki, bu görev teklifi nasıl geldi size?
Bu teklif bana Nihat Matkap tarafından geldi. Bu öneriler de genel başkan tarafından değerlendirilerek isme döküldü. Zaten siyasetteki hedefim hizmet etmekti. Onun için benim açımdan çok umutlu bir teklifti, kabul ettim.
Nasıl gidiyor çalışmalarınız?
Türkiye`nin bütün bölgelerine zevkle gidiyorum. Örgütteki sorunları, çalışmaları rapor halinde genel merkeze sunuyorum.
Bu raporların bir işe yaradığını düşünüyor musunuz?
Şu ana kadar hazırladığım bütün raporlar uygulandı.
KOCAELİ SORUNSUZ İLLER ARASINDA
Bu noktadaki hedefiniz nedir, Tahsin Bey?
Daha evvel partinin üst kademelerine gelmiş arkadaşlarımızla kıyaslanıyoruz. Benim burada bir hayalim var. Cumhuriyet Halk Partisi`nin ön seçimleri yaşamadığı, genel merkezin etrafında elinde dosyalarla yatıp kalkan adayların sıkıntı yaşadığı sistemi yok edip, aday olan arkadaşların kendisini gidip halka anlatması gerektiği bilincini oturtmaya çalışıyorum. Biz bunu sağlarsak zaten görevimizi yapmış oluyoruz.
Yani bulunduğunuz konumu sıçrama yapmak için bir araç olarak görmüyorsunuz öyle mi?
Benim ve arkadaşlarımın başarısı, ileriki süreçte milletvekili veya belediye başkanı olmak değildir. Biz de geçmişimizde bu sıkıntıları yaşadık. Ön seçimlerin yaşandığı bir sistemi oluşturabilirsek, her şey kendiliğinden olmuş olacak.
Kocaeli CHP örgütünü nasıl görüyorsunuz?
Ben Türkiye`nin her iline gidiyorum. Çoğu yerde yönetimde istifalar yaptırılıp, yönetim düşürülüyor. Bu anlamda Kocaeli en sorunsuz iller arasında diyebilirim. Bence Kocaeli sandığı bekliyor.
SPORLA, SANATLA İLGİLENİYORUM
Şimdilik sular durulmuş yani. Peki, bunda il başkanının başarısı var diyebiliriz, değil mi? Eskiye göre bir karmaşa görmüyoruz çünkü…
İl başkanının başarısından ziyade, siyasal anlamda Kocaeli`deki partililer bilinçli olduğu için sandığı bekliyorlar, sandıkta söz sahibi olmak istiyorlar. Bu da doğru bir sistem. Demokrasinin gereği de budur.
Milletvekilliğine tekrar aday olacak mısınız?
Bunun için çok erken.
Ama siyaseti topluma yararlı olmak için yapıyorum demiştiniz? Bunun bir yolu da vekillikten geçer?
Partim bana görev versin, varsın aday yapmasın. Çalışmak istiyorum.
Yoğun siyasi hayatınız, iş hayatınızı olumsuz etkilemiyor mu?
İster istemez özverilerde bulunuyorsunuz ama benim şirketim kurumsal bir şirket. İşler belli bir düzen içinde yürüyor. Bana ağır gelmiyor hatta yetmiyor bile diyebilirim. Hem iş hem siyaset yetmiyor, bir de sosyal faaliyetlerde bulunuyorum. Sporla sanatla yakından ilgileniyorum.
TURİZM SEKTÖRÜNE AÇILACAĞIM
Bir de kitabınız vardı değil mi?
Evet, çektiğim fotoğraflardan oluşan ‘Günden Kalan İzler` adlı bir kitabım var. Şimdi ikincisine çalışıyorum.
Tahsin Bey, çocuklarınız var mı?
Üç tane çocuğum var. Genç yaşta evlendim, bir avukat oğlum var. Biri üniversitede dış ticaret okuyor. Bir de sekizinci sınıfta okuyan kızım var.
İş anlamında farklı açılım yapma düşünceniz var mı?
Mesleğimin zirvesindeyim. Bundan sonraki hedefim turizm alanına açılmak olacak.
Mesela aklınızdan ne geçiyor?
İki proje var kafamda. Biri Gebze`de, diğeri İstanbul Karaköy`de olmak üzere şehir oteli kurmak.
Alt yapıları hazır galiba?
Gebze`de iki yıldır ruhsat sorunumuz var çözemediğimiz. Turizm alanı olmadığından dolayı. Uzun sürdü, ben de yoruldum. İstanbul`da bina alarak çalışmalara başladım.
HİNDİSTAN`DAN BİLE OKUYORUM
Kocaeli`de yerel basını nasıl buluyorsunuz?
Ben Kocaeli`de yerel basını çok hareketli buluyorum. Bir ara araştırmıştım ve demişlerdi ki, ‘Yerel basının en revaçta olduğu iller Kocaeli ve Gaziantep`. Ancak yerel basının çalışma şartları çok zor. Yerel iktidarların destek vermesi gerek diye düşünüyorum. Çünkü onların halka ulaşması bazında en büyük desteği yerel basın veriyor. Yönetimlerin görmediği aksaklıkları yerel basın getirip önünüze koyabilir. O nedenle başarıyı düşünenler için yerel basın çok önemli. İlçelerde de aynı hareketlilik var.
Peki, bizimkocaeli.com desem…
İnternet sayfanız çok çok başarılı. Türkiye`nin en başarılı internet sayfalarından biri. Hindistan`dan biri sitenize girmişse, biliniz ki o kişi Tahsin Tarhan`dır. Dünyanın neresine gidersem gideyim, kentimizi sizin sitenizden takip ediyorum.
Bunda sevgili arkadaşımız Hüseyin Davutoğlu`nun payı çok büyük. Bu övgüleri onun adına aldım, kabul ettim. Tahsin Bey bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyorum. Yükselen Değerler Ailesine hoş geldiniz.
Yükselen Değerler çok ilginç bir proje. Ben okuyordum ama veri tabanını çok iyi bilmiyordum. Bunu markalaştırmanız gerekir, bir başkasına kaptırabilirsiniz. Özellikle büyükşehirlerde farklı alandaki insanları bir araya getirmek adına güzel bir proje. Başarınızı kutluyorum. Çok teşekkür ediyorum.