Senin amacın neydi?
Roma İmparatoru 2. Claudius tarafından yasaklanmasına rağmen, aşık çiftleri evlendirmen.
Sonucu ne oldu, peki? Sen hunharca öldürüldün, bize de miras olarak ‘Sevgililer Günü` kaldı…
Ya peki bu durum bizi ilgilendiriyor muydu? Birilerinin iştahı kabarmış olmalı ki Türkiye`de de kutlanmaya başladı.
Şöyle bir düşündüm, ne zamandır kutluyoruz diye… İnanın hatırlayamadım.
Tek bildiğim lise dönemimde yoktu. Yani nereden baksanız bir 20 senelik ömrü var bizim ülkemizde.
Yadırgadık mı? Yoo, hemen benimsedik şu Sevgililer Günü`nü.
Severiz çünkü biz hediye alıp vermesini.
***
Biraz da olayı ticari düşünürsek, ‘Biz yoldan gönüllü çıktık` misali oldu.
Şahsım adına konuşursam, ‘Sevgililer Günü`` olayına karşı değilim.
Sadece abartılmaması, beklentilerin çok üst boyuta taşınmaması gerektiğini savunuyorum.
Savunuyorum savunmasına da, yapılan araştırmalar pek de bunu söylemiyor.
Erkeklerin hediye alma oranı yüzde 37,1 iken, kadınlarda bu oran 22,5`e iniyor.
Yani biz bayanlar yine olayın cılkını çıkarmış durumdayız.
Hayır, anlayamadığım bu hediye alma ihalesi nasıl oldu da erkeklere kaldı.
Sanki erkekler bayanlara hediye almak için özel yaratılmış varlıklar.
Biz peki gerçekten muhteşem varlıklar mıyız?
Hiç öyle kimse bana ‘Hediyenin ne önemi var, düşünmesi bile yeterli` gibi klişe laf etmesin.
Hem beklentilerimiz yüksek hem de seviyoruz hediye almasını.
Ya erkekler, onlar sevmiyorlar mı kendilerine hediye alınmasını?
***
Bugün bir erkeğe hediye aldığınızda yüzünde şaşkınlık ifadesi oluşur.
Alışık değildir çoğu erkek bayan arkadaşından hediye almaya.
Onların görevleri bayanları mutlu etmek ve hediye almak.
Cümleyi yazarken bile belirttim, ‘görevleri` dedim.
Ne yazık ki görev dahilinde alınan hediyelerden biz bayanlar da mutlu oluyoruz.
Lafa geldi mi deriz ki ‘Bir çiçek kadar özel hediye yoktur`.
Koca bir yalan.
Ülkemizde yapılan araştırmalar sonucu, erkeklerimizin gömlek gibi mütevazi hediye beklentileri varken, biz bayanlar partnerlerimize karşı pek bir acımasızız.
Bu Sevgililer Günü`nde kadınların yüzde 27,8`i sevgililerinden tek taş yüzük bekledi.
Yani erkekler acınası durumda bence.
Bayanlar bu beklentideyken erkeklerin yüzde 30,5`i çiçek almayı düşündü. Umarım o çiçeklere bir zeval gelmemiştir.
***
Bir de madalyonun öbür yönüne bakarsak;
Acaba sevdiğimiz insanlar üstünde bir baskı oluşturuyor muyuz?
Gerçekten yansıttığımız bu beklentiler ne kadar sevgi içeriyor?
Ya erkekler, aldıkları hediyeleri ne kadar istekli alıyorlar?
Bir taraftan sevdiklerini kırmamaya çalışırken diğer taraftan da sevgilerinin maddiyat olarak ölçülmesi kafalarında acabalar oluşturmuyor mu?
Elbette sözüm meclisten dışarı deyip, bu yazımda genelleme yaptığımı da belirtmek isterim.
Ama şu bir gerçek ki hediye krizini yaşatan ve yaşayan küçümsenmeyecek kadar çok birey var.
Eee, şimdi söyleyin bayanlar, tek taşınızı aldınız mı?
tlydrn41@hotmail.com