Dilay Süloğlu

dilaysuloglu@yahoo.com.tr
Yazarın Tüm Yazıları

KİLO TERAPİSİ

28 Temmuz 2016 Perşembe 00:00

Diyet yapmanıza rağmen hedefinize bir türlü ulaşamıyorsanız,

Ulaştığınız hedefi bir kaç ay koruyup sonra yine eski kilonuza dönüyorsanız,

Tatlıdan, yağdan, hamurdan uzak durmanıza rağmen kilonuz sürekli artıyorsa,

Düzenli spor yapmanıza rağmen vücudunuz şekle girmiyorsa,

Kilo probleminin altında yatan mekanizmayı hem fiziksel hem de psikolojik açıdan analiz etmenin vakti gelmiş demektir.

Seanslarım esnasında birçok kez görüyorum ki fiziksel ihtiyacımız sandığımız yeme hali bizim için psikolojik problemlerin bir tıpacı haline gelmiştir. Kilo terapisi ile ilgili yapılan oldukça çarpıcı bir araştırma sonucunu sizinle paylaşmak istiyorum. Kilo problemi olan ve benzer özellikler gösteren kişiler 3 gruba ayrılmışlardır. Birinci gruba sadece zayıflama hapı verilmiştir. İkinci gruba, zayıflama hapı ile birlikte yeme alışkanlığını değiştirmeye yönelik davranış düzenleme teknikleri uygulanmıştır. Üçüncü gruba ise, sadece yeme alışkanlığını değiştirmeye yönelik davranış düzenleme teknikleri uygulanmıştır. 4 ay sonra sonuçlar karşılaştırılmıştır ve ilaç grubunun 15 kg verdiği, ilaç ve davranış düzenleme tekniği uygulanan grubun 30 kg verdiği ve sadece davranış düzenleme tekniği uygulanan grubun 10 kg verdiği görülmüştür. Ancak, 1 sene sonra yapılan izleme çalışmasına bakıldığında, ilaç grubunun 15 kg’ın 10 kg’ını geri aldığı, ilaç ve davranış düzenleme tekniği uygulanan grubun 30 kg’ın 24 kg’ını geri aldığı ve sadece davranış düzenleme tekniği uygulanan grubun ise, 10 kg’ın sadece 0.5 kg’ını geri aldığı saptanmıştır. Başka bir deyişle, 1 sene sonunda ilaç kullanan grubun 5 kg, ilaç ve davranış düzenlemesi uygulanan grubun 6 kg, sadece davranış düzenlenmesi uygulanan grubun is 9.5 kg kaybettiği görülmektedir. Görünen o ki, hedefe ulaşırken izlenecek yol anlık değil, uzun süreli etkileri olmalıdır.

Duygusal Açlık ve Bedensel Açlık

Bedeninizdeki açlığa ve tokluğa odaklanmak yerine, ne istediğinize odaklanmalısınız. Bedeniniz gerçekten ne istiyor? Gerçekten o çikolatayı yemek istiyor musunuz yoksa sadece kan şekeriniz mi düştü? Alışkanlıktan dolayı mı akşam yemeklerinde ekmek tüketiyorsunuz yoksa canınız gerçekten ekmek istiyor mu?

Bedeninizi keşfetmeye başladığınızda duygusal açlık ve fiziksel açlığı birbirinden ayırt edebilirsiniz.

Duygusal açlık bir anda gelirken, fiziksel açlık yavaş yavaş gelir.

Duygusal açlık anında doyurulmayı beklerken, fiziksel açlık kendisini doyurmak için bekleyebilir.

Duygusal yemenin ardından suçluluk duygusu yaşanırken, fiziksel açlığı gidermek için yenilen yemeklerden sonra suçluluk duygusu yaşanmaz, tabak tabak yemenize gerek kalmaz.

''Eğer açlığınızın nedeni ruhsal bir boşluksa ne yerseniz yiyin, sizi doyurmayacaktır.''

Düşünce Kalıplarına Dikkat!

Düşünce sadece bizim zihnimizde kalmaz, radyo frekansları gibi tüm çevreye yayılır. Bu düşünceler bir süre sonra davranışlara dönüşür ve birbirimizi etkileriz. Şişmanlama düşüncesi bulaşıcıdır ve pat diye yaşamınızın ortasına oturur. Kilo probleminiz olmadığı halde sürekli zayıflamaya çalışıyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Ve dikkat edin, genellikle kilo vermenin güzelliği konuşulmaz, ne kadar sıkıntı verici ve zor bir durum olduğundan bahsedilir. Bir süre sonra sizin bu konu ile ilgili hiçbir deneyiminiz olmasa bile kendinizi bu olumsuz döngü içinde bulursunuz. Bu sürecin çok sancılı bir süreç olduğuna dair bir inançla değişime başlamaya karar verirsiniz.

Hareket etmek ve sağlıklı bir beden yapısında kalabilmek en ilkel ihtiyacımız ve bunu sağlayabilmek için bazen önce duygusal açlıkla baş etmek gerekir. Kilo vermeyi gerçekten istiyor ve başaramıyorsanız gerçekten neye teslim olduğunuza bakmanız gerekir. Amaç zayıflamak ve bedenle yeniden iletişim kurmaktır.

Kalıcı bir hedefe ulaşmak ve anlık bir hazzı yaşamak arasındaki karar sizin ..

3879 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER