Elif Serap Gürkan

e_serapgurkan@hotmail.com
Yazarın Tüm Yazıları

OTOMOTİVDE TARİHİ SATIŞ REKORU...

23 Temmuz 2016 Cumartesi 00:00

Otomotiv sektöründe hem üretim, hem de satışta hızlı bir büyüme söz konusu. Yaşanan bu ciddi satış artışlarının birinci etkeni filo satışları

Aslına bakarsanız, geçtiğimiz hafta yaşanan kargaşanın ardından, otomotivle ilgili haber yapmak, bir şeyler yazmak ne kadar yerinde olur bilemedim.
Elbette ki tarifi mümkün olmayan bu durum bizleri millet olarak birbirimize daha da kenetlemiştir.
Bir daha bu kaosun yaşanmaması dileğimle sizlere, otomotiv sektöründeki bazı yenilikler ve ilginç satış detaylarıyla ilgili bilgi paylaşacağım, mutlu bir hafta sonları, mutlu yarınlar diliyorum...

 

Otomotiv sektöründeki ciddi satış adetleri, ilk baktığınızda normal gibi gözükse de satış adetlerini yükselten farklı bir durum var, belki de bu duruma otomotiv piyasasının en belirleyici yönü de diyebiliriz... Aslına bakarsanız, otomotiv sektöründe hem üretim, hem de satışta hızlı bir büyüme söz konusu. İlk altı aylık OSD verilerine göre ortaya çıkan tablo, geçtiğimiz 2015 rekor yılını yüzde 1.45 büyüterek, 2016 Ocak ve Haziran ayı toplamında da büyük bir başarıyla, 338 bin 482 adete ulaşan ciddi bir rakam söz konusu. Bu adet, sadece otomotiv satışlarının adeti. Aslına bakarsanız 2015 yılında otomotiv sektörü 1 milyon adet araç satarak, tarihi bir rekor kırmışken ve bu yılın altı aylık sürecinde yaşanan siyasi gelişmeleri, terör olayları, ramazan ayını ve de tatil dönemini işin içine katarsak muhteşem bir tabloyla karşı karşıyayız.

 

FİLO ARAÇ KİRALAMA

Peki bu satış adetleri neye göre yükselmek de? Kredi faizleri mi? Özel kampanyalar mı? Ya da fiyatlardaki kur dengesi mi? Bence bunların hepsi etken olabilir, ama asıl sebep bunlar değil. Bu durumla ilgili yaptığım araştırmalar da, benim haklı olduğumu gösterdi. Yaşanan bu ciddi satış artışlarının birinci etkeni filo satışları. Yapılan araştırmalarda anlaşılıyor ki, altı aylık otomobil satışlarının %50'si ve fazlası filo satışından oluşmakta. Her geçen gün büyük firmalar, filo araç alımını artırarak, filo araç kiralamalarını tercih ediyorlar. Hatta vergi mükellefi olan şahıslar da buna dahil, şirket ya da vergi mükellefi olarak filodan kiraladıkları aracın masraflarını vergiden kullanıyorlar, aracın bakımı olsun, kazası olsun, kışlık veya yazlık lastikleri olsun, daha aklınıza gelebilecek birçok zaman ve masraf gerektiren işlerle ilgilenmiyorlar.

 

 

ÇOK KAR ELDE EDİYORLAR

Hem kafaları rahat oluyor, hem de daha fazla kar elde ediyorlar. Tabi bu işin bir de filo firması tarafı var. Onlar da ortalama olarak, 1.5 yılda bir araçlarını değiştiriyorlar. Zaten, yüksek adetli alım yapıldığı için otomobil distribütörleriyle ciddi indirimlerle araçları satın alıyorlar. Kısa sürede piyasa değerinde aracı sattıkları için zarar değil kar yapıyorlar. Distribütörler de bu vesileyle parekende kısmında tutturamadıkları hedeflerini, filo araç satışıyla çok rahatlıkla tutturuyorlar. Satış adetlerinin filo araç kiralama firmaları tarafından tutturulmasıyla da markalar, bayiliklerin karlılık marjını düşürerek parekende satışta daha az para kazanma yolunu açmaktalar. Yani bu durumda araç satan, araç alan ve araç kiralayan karlı duruma geçmiş oluyor. İşte, işin gerçek kısmı bu, yoksa altı aylık süreçte otomobil satışlarının hele ki bu kadar etken içinde bu rakamları yakalaması mümkün olamaz...

 

PLAKALI SIFIR ARAÇLAR...

Otomobil markalarının yüksek hedefleri, markalar tarafından alternatif satış yöntemlerinin de gelmesine sebep oluyor, kendileri adına fatura ederek, plakaladıkları sıfır aracı, ikinci el olarak satmaktalar... Bir satış yetkilisi olarak belirtmeliyim ki, tüm sektör ve markaların günümüzde satış hedefi var, tabi bu sistem otomotiv sektöründe de özellikle hedefler tutmadığında, bayileri zor durumda bırakarak  prim alamamalarına sebep olur, doğal olarak biz satış ekibi de prim alamayız, bu durumda sade maaşla ay sonunu getirmek zorunda kalırız. Tabi bu süreç, bayiler için daha da zordur, nitekim ciddi paraları kaybetmelerine sebep olur. Bu sıkıntıları yaşamamak için, özellikle ay sonlarına doğru kendilerince çözüm aramak zorunda kalırlar, bu durumda bayi kendi adına araç düşüşü yapar ve bu vesileyle hedefi tutturur. Düşüş yaptığı aracı plakalı, sıfır araç olarak satar ve aylık hedefini tutturur. Bu süreci sürekli yapmak, bayinin elindeki araçların stok fazlası olması demektir ki, bu nedenle biraz daha düşük fiyata aracı satarak, stoklarını eritmektedirler, ilk bakıldığında riskli gibi görünse de, marka distribütörlerinin satış hedeflerini yüksek vermesi sebebiyle çoğu bayi ve marka bu uygulama ile en azından satış hedeflerini tutturmuş oluyorlar. Avantaj ya da dezavantaj kısmını tamamen alıcının alım tercihleri ve düşüncesine göre değiştiren bir durum oluşmakta plakalı sıfır araç mı? Yoksa sıfır araç mı?

 

EFSANE GERİ  DÖNÜYOR...

Oyak Renault'un Bursa Fabrikası’nda üretilen, Yeni Renault Megane Sedan, Ekim 2016 gibi satışa hazırlanıyor. 2009 yılı itibariyle yerini Fluence'a bırakan Yeni Megane Sedan, C Segmenti'nin belki de en önemli aracı olarak yeni yüzüyle otomobil piyasasına iddialı dönüş yapmaya hazırlanıyor. Yeni Megane Sedan'ın, en çok ilgi çeken özelliği, panoramik elektrikli cam tavanı olacak gibi. Ayrıca Led Farlar, geniş iç kabini, 8.7'inç Multimedia ekranı, otomatik park desteği de üst sınıf araçlarda görmeye alışık olduğumuz ve bu araçta da çok iddialı olduğuna inandığım diğer özellikler. Yeni Megan Sedan, motor seçeneği ise benzinlilerde 1.2 ve 1.6 motor dizel motorda ise 1.5 dcı ve 1.6 dcı motor olarak biliniyor. Belki ülkeye göre değişiklik motor seçeneklerinde olabilir. Fiyat henüz belli olmasa da uzun aradan sonra tekrar yollarda göreceğimiz Yeni Megane Sedan, piyasaya oldukça kendinden emin bir giriş yapmaya hazırlanıyor gibi...

 

SUV SEGMENTİNDEKİ YÜKSELİŞ

Bundan yıllar önce jeep grubunda ki araçlara sahip olmak hayaldi, son yıllarda otomobil markalarının, motor gücü düşük, yerden yüksek, SUV segmentine girmesiyle artık hayaller gerçeğe dönüştü... Bundan yıllar önce, Jeep yani yerden yüksek araç sahibi olmak çok büyük bir hayaldi. Sebebi ise, yüksek motor hacmi olmasından dolayı fiyatların ve vergilerin inanılmaz yüksek olmasıydı ve tabi bir de yakıtların can yakması... Bu durum 2008 yılında, tamamen ortadan kalktı. Ve, Japon otomotiv markası olarak başarılı bir marka tarafından, otomobil sektörüne farklı bir giriş yapıldı ve Dünya ilk kez jeep görünümlü otomobil, yani SUV grubuyla tanıştı. SUV Segmenti'nde hem otomobil, hem de yerden yüksekliği ve büyüklüğü ile Jeepleri aratmayacak konsepte araç üreterek, Dünya Otomotiv sektöründe adeta devrim yaratıldı. Kısa süre içerisinde  tüm rakip markalar da SUV grubuna giriş yaparak güçlerini göstermeye başladılar. Hatta şu dönemde bazı araçların inanılmaz benzerlikleri, kafa karışmaya başladı desem yanlış olmaz sanırım.

 

DÜŞÜK VERGİ ÖDEME KEYFİ

Her şeyden önce yüksekte araba kullanmanın, özellikle de yoğun trafiği ve bozuk olan yollarımızda ne kadar rahat kullanıldığını yazmaya gerek bile yok. Artık yollarda her on arabanın, yedisi yerden yüksek, yani SUV araçlar. Yakıtları ekonomik ve iyi performansı olan bu araçlar aynı zamanda vergi olarak da otomobil statüsünde geçtiği için uygun. Özellikle bazı markalardaki, 1.2 Turbo beslemeli motor seçeneği ile hem ekonomik, hem de inanılmaz düşük vergi ödemenin keyfini yaşayabiliyorsunuz. Artık bir gerçek var ki; yollarda en çok hangi araçlar var diye sorulsa, tartışmasız çoğu kişi, SUV Grubu araçların olduğunu söyler...

 

 

TRAFİK SİGORTALARINDA İYİLEŞTİRME

Milyonlarca vatandaşı ilgilendiren, trafik sigortasındaki inanılmaz yükselişe Hazine Müsteşarlığı el attı... Hazine Müsteşarlığı, yasalara uymayarak yüksek fiyat uygulayan, sigorta şirketlerini takibe aldı, gerek duyulursa tarifeyi bakanlık belirleyecek. Hazine, Sigortacılık Kanunu'nun 12. maddesindeki yetkisini kullanarak fiyatlara müdahale edilebilecek. Fiyatlarda iyileştirme yapmayan sigorta şirketine, resmi uyarı yapacak olan Hazine, gerekirse de yazılı savunma isteyecek. Özellikle son bir ayda, bazı sigorta şirketlerinde, son 3-4 yılda kaza yapmayan 5 yaşındaki araç için, sigorta priminin 300 liranın altına düştüğünü belirten yetkililer, buna karşın, aynı araç için üç katı fiyat talep eden şirketler de olduğuna dikkat çekiyor. 15 aylık sürede, sürücülerden fazla alınan primlerin iadesine de, 31 Temmuz'da başlanacak. Şirketler, belirledikleri sigortalıları, TC kimlik numaraları ile birlikte hem kendi, hem de Sigorta Bilgi Merkezi'nin internet sitesinden duyuracak.

 

TARİFEYİ BAKAN BELİRLEYEBİLİR

Sigortacılık Kanunu'nu 12. maddesinde, zorunlu trafik sigortasıyla ilgili, bakana tarifeyi belirleme yetkisi veriyor. Bu uygulama 2008 yılına kadar bu şekilde yapılmıştı. Yani, bakan isterse yeniden fiyatı belirleyebilir. Böylece bugün sigorta şirketinin 1.000 TL aldığı bir trafik sigortası primini gerekirse, 200 TL'ye kadar çekebilecekler. Ayrıca, vatandaşı zora sokan aracılarla ilgili uygulama da başlatacak, olan Hazine, acentelik sözleşmeleri, yetkileri, uygunluk belgeleri başta olmak üzere tüm denetlemeleri daha sık yapacak...

8237 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 4 Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER