Güngör Arslan

gungorarslan@bizimkocaeli.com
Yazarın Tüm Yazıları

PAZARCI ESNAFI NE OLACAK?

28 Temmuz 2016 Perşembe 00:00

Ya bu pazarcı esnafının hali ne olacak böyle.

Gelen vuruyor, giden vuruyor.

En küçücük bir olayda olan pazarcı esnafına oluyor.

Tıpkı şimdi olduğu gibi.

Hepimizin bildiği gibi ilimizin en büyük pazarı Perşembe Pazarı.

Pazarcı esnafı deyim yerindeyse bir tek burada iyi iş yapıyor ve para kazanıyor.

Diğer açılan pazarların durumu zaten ortada ve belli.

Buna rağmen Perşembe Pazarı’nda iki haftadır pazarcı esnafı tezgah açamıyor.

Neden?

Burada demokrasi nöbeti tutuluyor diye.

Bir iş yaparken diğer taraftan onlarca, yüzlerce insanı mağdur ediyoruz.

Burada onlarca pazarcı esnafı tezgah açıyor.

Binlerce insan alışveriş yapıyor.

Ama demokrasi nöbeti nedeniyle iki haftadır tezgah açılmıyor.

Oysa pazarcı esnafı tezgahını gündüz açıyor.

Demokrasi nöbeti ise akşamları yapılıyor.

O halde biraz emek sarf edildiğinde iş çözülür. Pazarcılar biraz erken tezgah toplar, demokrasi nöbetleri de biraz geç başlar olur biter.

Bu kadar basit.

Fakat bu kadar basit işi bile yapan yok.

Pazarcı esnafını düşünen yok.

Böyle giderse de Perşembe Pazarı uzun süre açılmayacak ve olan pazarcı esnafına olacak.

Tabi bu duruma İSYAN eden, TEPKİ gösteren pazarcı esnafı da var.

Sosyal medyadan seslerini duyurup tepkilerini gösteriyorlar.

Bu tepkiler ileriki günlerde daha da artar.

İşte bu nedenle pazarcı esnafı daha fazla mağdur edilmemeli ve Perşembe Pazarı kurulmalı.

İşte Özkan Kaygusuz adlı bir pazarcı esnafının feryadı:

Sevgili esnaf arkadaşlarım!!!
Saygı ve sevgilerimi sunarak yazıma başlıyorum.
Malumunuz Ülkemiz hain bir saldırıdan başarı ile çıktı. Bu halkımızın, milletimizin senin ve benim başarım olarak ülkemize vatanımıza ve namusumuza olan saygımızdan dolayı elele verip gücümüzün ve enerjimizin yettiğince ülkemize yapılan saldırıyı bertaraf ettik.
Bizler İzmit pazarcı esnafı yapılan darbe ye karşı durarak ve göğsümüzü siper ederek her konuda devletimize destek verdik ama şehitlerimiz ve gazilerimizden sonra en fazla yarayı ve darbe yi biz pazarcı esnafı aldık.
2'nci hafta oluyor İzmit pazarcısının en güzel ve verimli olan perşembe pazarı Kocaeli Valiliği ve İzmit Belediyesi tarafından kurulmasına izin verilmiyor.

NEDEN?

Demokrasi mitingleri yapılıyor ülkemize vatanımıza bir saldırı olmasın diye eyvallah.
Ama iş amacının dışına çıktı, diyebiliyorum çünkü!
Kamyonu ile harfiyat çeken arkadaş akşam 9 olunca Perşembe Pazarı alanına gelerek adeta kendini deşarj ediyor gece 2 veya 3 e kadar havalı kornası ile İzmitlilere serenat yapıyor,
Dükkanlarda çalışan insanlar perşembe pazar alanını miting alanından çok piknik alanına çevirmiş durumda neden?
İşten geliyor çoluk çocuk perşembe pazarı alanına gidiyor evler sıcak, dışarısı serin muhabbet desen o biçim ben olsam bende her akşam perşembe pazarı alanına giderim, Soran olursa da demokrasi nöbetindeyim.
Eee gelelim pazarcıya perşembe günleri tezgah açma, cumartesi desen zaten bitmiş, Kuruçeşme,Yenidoğan,Gültepe,Tavşantepe yokları oynuyor kardeşim bu esnafında ailesi var temel ihtiyaçları var ödemeleri var kim duyacak sesimizi kim anlatacak derdimizi bizlerde normal hayatımıza geri dönmek istiyoruz işimize çıkamayarak hala 15 temmuz gecesinin sendromunu üzerimizden atamadık böyle giderse atamayacağız da.
Saygılarımla.

Hocam KOÜ ile ilgilenin..!

Alanında ülkemizin sayılı uzmanları arasında.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hastalığında bile ameliyatında bulunan kişi.

Ve aynı şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendi evinde ziyaret ettiği kişi.

Onun gücünü de arkasına alarak Kocaeli Üniversitesi’ne rektör seçildi.

Rektörlük seçimleri öncesinde çok yakın çok sıkı sohbetlerimiz oldu.

Hatta bu sohbetlerde ‘ Seçimi kazandığımızda sizinle çok işimiz olacak. KOÜ’yü hep birlikte yöneteceğiz. Sizlerin düşüncelerinden, fikirlerinden faydalanacağız’ dedi.

O günlerde KOÜ’de bir kan değişikliğinin yararlı olacağını düşünerek seçimleri kazanmasını da gönülden istemiştim.

Ve beklendiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğini arkasına alarak seçimleri kazandı ve ataması da yapıldı.

Büyük heyecan yarattı seçildiği günlerde.

Hem KOÜ öğrencileri arasında hem de kentte.

İlk günler sempatik ve sıcak tavırları ile epeyce de prim yaptı.

Amma..!

Açıkça söylemem gerekirse o ilk günlerdeki yarattığı heyecan artık yok.

Hocaya ulaşmak artık mümkün değil.

Bırakın telefonlara çıkmayı bırakılan notlara bile dönüş yapmıyor.

Bunu herkese yapıyor hoca.

Ve artık sadece protokollerde görüyoruz KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü’yü.

Mesela her akşam siyasetçiler gibi meydan meydan dolaşıyor.

Sadettin Hocayı neredeyse üniversitede görmek imkansız.

İyi de KOÜ iyiye gitmiyor.

KOÜ’de ileri giden bir şey yok.

Proje yok, KOÜ’nün markalaşması ile ilgili bir şey yok.

Önceki gün bir haber gördüm.

Tıp alanında ülkemizin en iyi 30 üniversitesi açıklanmış.

2009 yılında ODTÜ tarafından kurulan ( University ranking by acamedic performance) araştırma laboratuvarı URAP tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Kocaeli Üniversitesi 30 üniversite arasında 27. olmuş.

Sadettin Hoca bir tıp adamı.

KOÜ’nün en başarılı olması gereken yerde Tıp Fakültesi.

Bir zamanlar ülkemizin en iyi tıp fakültelerinden olan KOÜ Tıp Fakültesi şimdi deyim yerindeyse yerlerde sürünüyor.

Sayın hocam ne olur şu KOÜ ile ilgilenin.

Bırakın vatandaş demokrasi nöbetini tutuyor.

Siz siyasetçi değil bilim insanısınız.

KOÜ’nün size daha fazla ihtiyacı var.

Bunun için bırakın meydan meydan gezmeyi KOÜ ile ilgilenin.

Çünkü KOÜ ileri gitmiyor hatta geri gidiyor.

Benden söylemesi.

 

ŞEKLEN var, FİİLEN yok..!

Bugün size yasalar çerçevesinde kurulan ama en küçücük bir işlevi olmayan sadece ve sadece birilerine koltuk veren makamlardan olan ticaret ve sanayi odalarından biraz bahsetmek istiyorum.

Örnek olarakta ŞEKLEN var olan ama FİİLEN yok olan, sadece birilerinin koltuk egosunu tatmin eden Kocaeli Ticaret Odası’ndan bahsedeceğim.

Ülkemizin en küçücük yüzölçümüne sahip ili olan Kocaeli’de maalesef bir oda enflasyonu var.

Kocaeli Sanayi Odamız var.

Kocaeli Ticaret Odamız var.

Bunlar yetmezmiş gibi Körfez Ticaret Odası ile birde Gebze Ticaret Odamız var.

Körfez Ticaret Odası rahmetli Cemalettin Fidancı tarafından 1999 yılında kuruldu.

12 yıldır da başkanlığını Mustafa Efe yapıyor.

Mustafa Efe Körfez’in tanınmış işadamlarından.

ANAP döneminde ilçe başkanlığı ve milletvekili adayı olmuş birisi.

Daha sonra aktif siyasete girmedi.

Ama hep iktidara yakın oldu, onlarla iyi geçindi.

Ekonomik durumu da bir hayli yerinde.

Körfez’de değil İzmit’te Yahya Kaptan Mahallesi’nde oturuyor.

Komşuyuz kendisiyle.

Çok uzun yıllardır da tanırım ve severim kendisini.

Mustafa Efe makam işini seviyor.

Çünkü yapacak başka bir şeyi yok.

Körfez Ticaret Odası’nı da kendi döneminde kendi çapında bir yere getirmiş.

Ama KTO bırakın yerinde saymayı geri geri gidiyor.

Çünkü en küçücük bir proje, üyelerle ilgili tek bir çalışma yok.

Protokol yemekleri ve ziyaretlerinden başka hiçbir şey yapılmıyor.

Hatta ve hatta KOTO’nun resmi internet sayfasındaki tarihçe bölümü bile boş.

Yani bu kadar varlığı, yokluğu belli olmayan bir kurum Körfez Ticaret Odası.

Resmi kayıtlara göre 2 bin 400 üyesi var.

32 meclis üyesi başkan dahil 9 yönetim kurulu üyesi var.

Ve bu 9 yönetim kurulu üyesinden 6 tanesi aralarında hem de meclis başkanı olmak üzere yönetim kurulundan istifa ettiler.

Bu kişiler istifa etmeselerdi ve de isteselerdi yönetim içinde darbe yapıp Mustafa Efe’yi başkanlıktan düşürebilirlerdi.

Bunu yapmayıp yönetim kurulundan istifa etmişler.

Mustafa Efe geçtiğimiz günlerde 3 yedek üyeyi yönetime alarak 6 kişi ile yönetim kurulu toplantısı yapmış.

Körfez Ticaret Odası’nda bu yaşananları görmek için dün meclis toplantısını izlemeye gittim. Aynı saatlerde de Kocaeli Ticaret Odası’nın meclis toplantısı vardı.

Uğur Enç onu izlerken ben de KTO’yu izledim.

İzlemez olaydım.

İçim acıdı.

O ne meclis toplantısı öyle.

Tam evlere şenlik.

Yıllardır tanıdığım sevdiğim Mustafa Efe’nin düştüğü duruma üzüldüm.

Yalnızları oynuyor, makamını korumak ve o koltukta kalmak için olmadık işler yapıyordu.

Kendisinin dışındaki 8 kişiden 6 kişi istifa etmiş buna rağmen o koltukta oturmaya devam ediyor.

Daha fazla dayanamadım ve meclis toplantısını terk ettim.

Çünkü karşılıklı tartışmalar, atışmalar, çocukça konuşmalar tansiyonumu yükseltmişti.

Bugün Körfez Ticaret Odası ilimizdeki odalar gibi ŞEKLEN var ama FİİLEN yok.

Mustafa Efe’nin yapacağı tek şey o koltukta daha fazla durmadan kendisini daha fazla yıpratmadan istifa etmesidir.

Bu kendisi için en hayırlı olacak iştir.

Benden söylemesi.

Mekanın cennet olsun İsmail Yılmaz 

Benim gazeteciliğe başladığım ve muhabirlik yaptığım yıllarda ANAP’ın il başkanıydı İsmail Yılmaz.

Beyefendi insandı.

Öyle havalı ve insanlara tepeden bakan biriside değildi.

Aslen Trabzonluydu ve kooperatif müteahhitliği yapıyordu.

ANAP’ın en güçlü döneminde il başkanlığı yapmasına rağmen öyle malına mal katan, işine iş katan birisi hiç olmadı.

Haber yapmaya gittiğimizde bizi hep içten ve samimi karşılardı.

Hep sevmiş hep takdir etmişimdir İsmail Yılmaz’ı.

Vefat ettiğini öğrendim.

Meğerse uzun zamandır kanser tedavisi görüyormuş.

Haberim olmadığı için cenazesine katılamadım.

Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesine de başsağlığı diliyorum.

Nur içinde yat, mekanın cennet olsun İsmail Ağabey.

20491 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER