
Yaklaşık 1 ay önce TRT-1 Kanalında “Seksenler” isimli yeni bir televizyon dizisi başladı, Geçmiş yılları anlatan “Seksenler” isimli dizinin ekranlarda ne kadar kalıp kalmayacağını bilemeyiz ancak bizim gibi artık 50‘liyaşlara gelmiş herkesin hayatında derin izler bırakan o yılları tekrar anmak için bu dizi son derece güzel bir fırsat olabilir.
Bir kere bizim kuşak seksenli yıllarda ya 20‘li yaşlara kadar gelmiş yada gelmek üzere idi,bir taraftan gençliğini yaşamak diğer taraftan da herkesi tuz buz eden siyaset rüzgarına kapılmamak için mücadele eden gençlik için seksenli yıllar toz duman bir hava içerisinde yaşamaya mecbur edilmişti.
O dönemin ileri çıkanları yada günümüzdeki isimleri ile “kanaat önderleri” bu günlerde o dönem yaşadıkları sıkıntıları belli aralıklar ile yeni nesillere anlatmaya ve kendilerinin “ ateşe bakarken nasıl bir anda ateş haline geldiklerinin” muhasebesini ortaya koymaya çalışıyorlar.
Bu günlerde bir televizyon kanalında eski sanatçı yeni televizyoncu Pakize Suda Türkiye‘yi adım adım dolaşarak şehir merkezinde var olan vatandaşlarımıza zihinleri sorgulayacak sorular yöneltiyor,dikkat edin Pakize Suda‘nın sorduğu sorulara genç vatandaşlarımız abuk subuk cevaplar verirken en doğru cevaplar yine seksenli yıllarda genç olanlar tarafından veriliyor.
İdeolojinin en üst seviyelere çıktığı ve hiç kimsenin de bu seviyenin altında kalmadığı seksenli yıllarda bu ideoloji dolayısı ile herkes bir tarafa savrulurken bir nokta da da “araya gitmiş bir nesil” olarak oradan oraya sürülüp duruyordu.
O yılları şöyle bir araştırın ideoloji yüzünden 650 bin kişi gözaltına alındı.1 milyon 683 bin kişi fişlendi Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.7 bin kişi için idam cezası istendi.517 kişiye idam cezası verildi.Haklarında idam cezası verilenlerden 50‘si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı). İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis‘e gönderildi. 71 bin kişi TCK‘nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı. 388 bin kişiye pasaport verilmedi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi “kaçarken” vuruldu.95 kişi “çatışmada” öldü.73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi. 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi.937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü.Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
Her ne kadar TRT-1 de yayınlanan “Seksenler” isimli dizide o yılların sanatçılarını ve o sanatçıların eserlerini siyah beyaz bir şekilde izleyip “Ahh nerede o günler” diye iç geçiriyorsak ta biliyoruz ki asıl mesele yukarıda vermeye çalıştığımız rakamlar dolayısı ile içerisine düştüğümüz hiç te hoş olmayan 12 Eylül mezalimidir.