
Kocaeli siyaseti şu sıralar AK Parti ve MHP Kongrelerine kilitlenmişken belki de yıllar sonra CHP‘nin yaptığı kongrelere bu kadar sessiz ve bir o kadarda gözlerden uzak daha da kötüsü hiç kimseyi ilgilendirmeyen bir havada tamamlanıyor.
İçerisinde bulunduğumuz süreçte Ana muhalefet partisi olan TBMM‘de hatırı sayılır bir milletvekili sayısı bulunan başta İzmir olmak üzere Türkiye‘nin pek çok il,ilçe ve beldelerinde belediye başkanlığı bulunan CHP‘nin kongreler ile ilgili bu sessizliğini anlayabilmek mümkün değil.
Bütün bunlarla birlikte CHP‘nin başarısız sayılmasına rağmen Kocaeli genelinde 3 milletvekiline sahip olması partinin bu kentte hiçte zayıf kalmadığının ve iyi bir çalışma ile neticeye gidebileceğinin de en büyük ispatı olsa gerek.
2009 tarihinde yapılan yerel seçimde de bu bölgede belediye kazanamamasına rağmen CHP‘nin yerelde aldığı oy oranı,ilçelerde kazandırdığı belediye ve il genel meclis üyesi sayısı da 2011 yılının haziran ayında yapılan genel seçimde 3 milletvekilini TBMM‘ye taşıdı.
Her ne kadar içerisinde fırtınalar kopartılmaya çalışılsa da şu sıralar CHP içerisinde olup bitenler AK Partide yada MHP‘de yaşananların yanında solda sıfır kalacakken parti içerisindeki bu umutsuzlukta anlaşılır gibi değil.
Belli cenahlardan sürekli “kaynayan kazan” görüntüsü verilmeye çalışılan CHP bu durumun aksine sağdaki partilerin aksine parti içerisinde bulunan herkesin fikrini hiç çekinmeden,hiç sakınmadan net bir şekilde ifade edebildiği son derece geniş bir platform olarak anlaşılmalıdır.
Hatırlayan okuyucularımız vardır Deniz Baykal‘ın genel başkanlığı döneminde yanlış hatırlamıyor isek İzmir‘in Bornova ilçesinin CHP‘li ilçe başkanı Deniz Baykal‘ı mahkemeye vermiş,ilçe başkanı tarafından mahkemeye verilen Baykal‘da bu durumu son derece normal karşılayarak herkese demokrasi dersi vermişti.
Bu durumu önemsemeyenler dönüp AKP‘ye yada MHP‘ye bir kez baktıklarında CHP‘de bu noktada ne kadar geniş bir alan olduğunu göreceklerdir, yıllar önce Ruhi Çavdar‘ın MHP Kocaeli il başkanlığı döneminde bizim son derece haklı olduğumuz bir noktada “MHP‘nin Kocaeli il başkanını eleştirdik” diye başımıza gelmeyenin kalmadığı çok iyi biliniyor.
Hadi MHP‘deki durumu da geçin şu sıralar AK Parti Kocaeli il başkanı Mahmut Civelek‘in “astığı astık,kestiği kestik” durumunu görenler CHP‘ye baktıklarında “kum torbasına” çevirdikleri il başkanı Yalçın Kuşkan‘a daha bir sempati ile bakmalıdırlar.
CHP‘de belde başkanından, ilçe başkanına,il başkanından partinin en sade üyesine kadar herkes demokrasi kuralları içerisinde konuşuyor yanlış gördüklerini eleştiriyor, eleştirilen yöneticide belki parti geleneğinden olsa gerek Deniz Baykal örneğinde olduğu gibi bunu bir “hak” olarak değerlendiriyor.
Sağ cenahta yıllardır süregelen “Liderimin yanlışı benim doğrumdan iyidir” anlayışı gelinen noktada sağ partilerdeki genel başkanları adeta birer “padişah” haline getirmekten başka bir şeye yaramadı.
CHP‘de siyaset yapanlar bulundukları platformun değerini iyi bilmelidirler, Bizim gazetemizde CHP‘nin Gebze ilçe başkanı Sedat Tatar‘ın eski ilçe başkanı Güner Anlar Baş ile ilgili bir açıklamasında Baş2ın haberin altına yazdığı “Güner kadar başına taş düşsün” eleştirisi acaba AKP yada MHP‘de yapılsa durum ne olurdu tahmin etmek hiçte zor değil.
Partililerin Kocaeli‘nde adeta “Kum torbasına” çevirdikleri il başkanı Yalçın Kuşkan‘ın durumunu gördükçe CHP‘li dostlara Ağustos ayında oruç tutan vatandaşımızın Sultanahmet meydanında buz gibi soğuk suyu içip sere serpe uzanan turistlere “Dininizin kıymetini bilin” örneğini veriyor ve “Partinizin kıymetini bilin zira bu kadar eleştiriyi CHP‘den başka hiçbir siyasi platformda bulma şansınız yoktur” tavsiyelerinde bulunuyoruz.