
MHP’de geçtiğimiz aylarda başlayan İlçe kongrelerinin tamamlanmasına 3 ilçe kaldı, bu hafta yapılacak Karamürsel İlçe kongresinin ardından Şubat ayının son haftasında yapılacak olan Darıca ve İzmit kongreleri ile bu süreç tamamlanmış olacak ve il kongresinin hazırlıkları başlayacak.
İlçe Kongrelerinin çoğu gidip azı kaldıkça gönlünden bir şekilde il başkanlığı geçenlerde aldıkları yada alamadıkları pozisyonlar gereği medya kuruluşlarına açıklamalar yapıyor, yaparken de dün yaşananları ve kendilerini inkar noktasına kadar geliyorlar.
Daha ilçe kongreleri başlamadan önce kendileri ile konuştuğumuz Aydın Ünlü ve İsmail Kurt “İlçe kongreleri nasıl biterse bitsin,kongrelerden nasıl bir yapı ortaya çıkarsa çıksın bunları bilmememize rağmen il başkan adayı olacağız” diyerek en başta biz olmak üzere sanıyorum ki bu bölgedeki herkesin gönlünü almayı başardılar.
Şunu peşinen söylemek isteriz ki aday olduğu takdirde şartlar ne olursa olsun biz bu yarışta Aydın Ünlü ile birlikte olacağız,eğer kabul görülürse tecrübemizi, gücümüzü Ünlü için kullanacağız,nazımızın geçtiği bütün arkadaşlarımızın da Aydın Ünlü ile birlikte olması için çaba göstereceğiz.
Bunu yaparken de daha delege yapısı ortaya çıkmadan medeni cesaret gösterip hiç yalpalamadan “Ben ülkücülere güveniyorum,kendimi onlara emanet edip aday olacağım,seçilirsem de seçilmez isem de hareketin emrinde olacağım” diyen İsmail Kurt’ta bu yarışta başarılı olduğu takdirde “Saygıda mecburiyet” ilkesinden yola çıkarak bir il başkanının vereceği bütün talimatları yerine getireceğiz.
Şimdi bu iki “Cesur Yürek “arkadaşımızı bir kenara bırakıp son günlerde “HA-VET” çi bir yapıda duran ve şartlara göre pozisyon almaya çalışan ancak yıllardır bu hareketin içerisinde olmalarına rağmen Aydın Ünlü ve İsmail Kurt gibi net bir şekilde ortaya çıkıp “Adayım “deme cesaretini gösteremeyen “kanaat önderlerine” bakmak gerektiğini düşünüyoruz.
Bize göre başta Kemal Köse olmak üzere,Ruhi Çavdar,Şambaz Yıldız, Celalettin Yaylak ve Selim Çakır’ın bir an bile durmadan kamuoyunun önüne çıkıp “Eyy Kocaelindeki ülkücüler ben yıllarca bu teşkilatlarda çaba gösterdim,şimdide geçmiş dönemlerde il başkan yardımcılığı yada il başkanlığı yaptığımız bu makamlara tekrar adayız,size güveniyoruz,bu konuda bize yardımcı olun” demelerini bekliyoruz.
Bir dönem bizimde il başkanlığımızı yapan çok sevdiğimiz “ilk göz ağrımız” Kemal Köse “Teşkilat onaylarsa adayım “diyor, bütün Kocaeli’nin tanıyıp sevdiği Şambaz Yıldız “Cumali Durmuş ve Aydın Ünlü’ye karşı hangi yapı varsa bende o yapının içerisindeyim” diye açıklama yapıyor, Daha 3 ay öncesine kadar MHP Genel merkezi ile birlikte Kocaeli teşkilatlarını dizayn etme iddiasındaki Ruhi Çavdar çıkmış “Aydın Ünlü’nün işyeri Gebze’ye 60 kilometre,bu yüzden il başkanı olamaz” gibi akıllara ziyan bir açıklama yapıyor ama 45 kilometre ötedeki İsmail Kurt’un gösterdiği medeni cesareti de göremiyor.
Bu süreçte mutlaka İl başkan adayı olarak çıkması beklenilen mevcut il başkanı Celalettin Yaylak ve yardımcısı Selim Çakır’da nasıl bir çıkış yapacaklar anlamakta güçlük çekiyoruz,Hadi Celalettin Yaylak Ülkücüleri,Ülkücülerde Celalettin Yaylak’ı tanımaz diyelim, ancak Başbuğun emaneti Ülkü Ocaklarının Kocaeli başkanlığını yapan Selim Çakır acaba Ülkü Ocakları başkanlığını İl başkanlığından daha mı aşağıda görüyor ki buraya aday olmaktan çekiniyor..?
Sözünü ettiğimiz yani aklından İl başkanlığını geçiren ancak garanti göremeyen isimlerin 15 gün önce katıldıkları Başiskele kongresini çok iyi analiz etmelerini tavsiye ediyoruz, hiç kimsenin şans vermediği ve herkesin diğer listeyi favori gördüğü bir yarışta Halit Bayhan’ın çalışarak nasıl sistemi ters yüz ettiği iyi analiz edildiğinde bu işin “bindirme” ile değil sadece ve “Sevgi” ile olacağı anlaşılacaktır.
Kim ne derse desin biz bu yarışın bir tarafında Aydın Ünlü’yü diğer tarafında da İsmail Kurt’u görüyoruz, Ancak bu süreçte her iki adaya da tavsiyemiz yarış yaklaşırken şu an ortada olan ancak sonlara doğru Ünlü’nün yada Kurt’un listesinde olmak isteyeceklere pek fazla itibar etmemelidir,zira kendine güvenemeyip tek başlarına aday olamayanlarında siyasette yerlerinin olmadığını düşünüyoruz.
Bu yarışın Aydın Ünlü ile İsmail Kurt arasında değil de Cumali Durmuş ve Lütfü Türkkan arasında geçeceğini düşünenlerde var olmalı ki Çayırova Kongresinde “Seninle bir sıkıntım yok ama Cumali Durmuş ile birliktesin” diyen Mustafa Gürsoy’a,Aydın Ünlü “Mustafa Başkanım ben Ülkücü değimliyim, bu zamana kadar Hareket bana hangi görevi verdide yapmadım” diyerek aslında meselenin boyutlarını da ortaya çıkartıyordu.
Siyaset risk alma sanatıdır,risk alırsınız kaybeder yada kazanırsınız,ancak nerede ise 15 yıldır hemen her kongre öncesi isimleri sürekli il başkan adaylığı için geçen ancak bir türlü bu teraziye çıkamayan “Kanaat önderlerinin” bu kez ve son kez ya çıkmaları yada bir ömür boyu köşelerine çekilmeleri artık herkesin ortak kanaati haline gelmiş bulunmaktadır.