
Önce Başbakan Erdoğan “dindar bir gençlik yetiştireceğiz” açıklaması yaptı, arkasından eski Diyanet işleri başkanı Prof. Ali Bardakoğlu “Dindarlık artmıyor, gösterişe dayalı ibadet çoğalıyor” dedi, en sonunda da CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin milletvekillerine hitaben “Meyhanelere gitmeyin” şeklinde son derece garip bir açıklama yaptı.
Yapılan bu 3 açıklamanın da hayatımızda neleri değiştireceği yada olumsuz giden hangi süreci olumluya dönüştüreceği kimse tararından bilinmiyor, bilenlerde zaten siyaset noktasında genel başkanlarına sonuna kadar angaje olduklarından yanlışlar bile doğru olarak algılanıyor.
Bu açıklamaları duyanlar sanki Türkiye‘de bu güne kadar Dindarlık ile ilgili olarak çok büyük sıkıntıların olduğunu düşüneceklerdir, Sanki bu zamana kadar Türkiye‘de ne cami yapılmış,ne İmam Hatip gibi okullar hiç açılmamış yada Ramazan aylarında “oruç tutmak yasak” gibi engellemeler yapımlı.
Biz kendimizi bildik bileli işbaşına gelen her Başbakan ister sağda olsun ister solda yada dini duyguları zayıf olsun sarf ettiği ilk ifada “Allaha şükür bu milletin yüzde 99‘u Müslümandır” açıklamasını yapıyor ki bu ifade son derece doğrudur.
Durumun böyle olduğu bilinirken bu şekilde “Dindarlığın” etrafında dolanmanın anlamı ne ki..şeklinde bir soru gelebilir,bize göre bu şekilde özellikle hükümet tarafından sarf edilen ifadeler sadece ve sadece gündemi başka taraflara çekmek daha çok ekonomik meselelerden vatandaşı uzak tutmaya matuf çalışmalardır.
Artık eli kalem tutan herkes biliyor ki Türk ekonomisi için hayati bir önem taşıyan Cari açık patlamış gitmektedir,Övünerek anlattığımız İhracaat ise dışarıdan yapılan ithalat karşısında eriyip bitecek noktaya gelmiştir.
İşte vatandaş için son birkaç yıldır ekonomi hemen her şeyin önünde gelmektedir,hayat şartlarının değiştiği herkesin daha rahat yaşamak istediği bir dünyada ister istemez ekonomi çok büyük bir rol oynamaktadır.
İşte Dünyanın içerisinde bulunduğu ve bu durumdan ister istemez Türkiye‘nin de etkilendiği bir noktada sıkıntılar baş gösterince iş dönüp dolaşıp “Dini duygulara” kadar dayanıyor.
Bütün dünyanın daha çok muhafazakarlaştığı daha doğrusu muhafazakarlaştırıldığı bir noktada CHP‘nin de bu işin dışında kalması gibi bir durum olmayınca CHP tabanına ters geleceğini bile bile “Sizde muhafazakarlaşın ki vatandaştan daha çok oy alabilelim” şeklinde bir çağrı yapıyor ve bu çağrıyı da “Milletvekilleri meyhaneye gitmesin” paketi içerisinde sunuyor.
Ancak yapılan bu açıklamaların hiç kimsenin derdine dermen olamayacağı asıl yapılması gerekenin millete doğruları söylemekten geçtiğini anlamamız gerektiğine inanıyoruz,bir taraftan “Dindar bir gençlik yetiştireceğiz” diye açıklamalar yapılacak ama diğer taraftan 24 saat önünden kalkamadığımız televizyon ekranlarından baba oğulun karşı karşıya içki kadehi tokuşturduklarına şahit oluyoruz.
Türkiye bu tür suni gündemlerden süratle kaçınmadıkça ,hiçbir faydası olmadığını bilebile böylesi “hamaset” dolu nutuklar atılmadıkça aralarına katılmak için uğraştığımız AB‘ye de zor gireceğiz vatandaşında refah seviyesi yukarılara kesinlikle çıkmayacaktır.