
Günümüzde artık sporun hele hele Futbolun ne kadar önemli olduğu ve bu önem dolayısı ile kitleleri nasıl peşinden koşturduğu artık her kesim tarafından kabul ediliyor,milyonlarca insanı yaz-kış peşinden koşturan futbol içerisinde bulunduğumuz tarihlerde trilyonluk bir endüstri olmuş durumda.
Türkiye‘de 75 milyon nüfus yaklaşık 44 milyonda seçmen bulunuyor, sayısı 44 milyon civarında bulunan seçmen vatandaşımız zaman içerisinde bir dönem önce oy verdiği siyasi partisinin beğenmeyip bir dönem sonra başka bir siyasi partiye yönelebiliyor, yine bu vatandaş din değiştiriyor,Nüfus memurluğunda adını soyadını değiştiriyor ama bu kadar fazla bir nüfusun değiştirmediği daha doğrusu değiştiremediği tek alışkanlık taraftarı olduğu spor kulübü.
Belki bütün dünyada da böyledir ancak özellikle son yıllarda her şeyin önüne geçen futbol elinde bulundurduğu o sihirli güç ile siyaseti bile şekillendirecek duruma gelmiş vaziyette,Özellikle 4 büyük futbol takımımızın seyirci sayısının artık milyonlar ile ifade edildiği düşünüldüğünde futbolun gücünün artık tartışılmaması gerekiyor.
İşte bu kadar fazla bir kitleyi peşinden sürükleyen Futbol ve futbolu idare eden federasyon hafta sonu kongreye gidiyor, Eski Devlet bakanı Kürşat Tüzmen‘in çekilmesi ile 20‘ye düşen adaylar hafta sonu yapılacak kongreden “futbolun patronu” olarak çıkmak için büyük bir mücadele içerisine girecekler.
Kongre öncesi pek çok kulüp Beşiktaş başkanlığını bırakıp federasyon başkanlığına aday olan Erdoğan Demirören‘i desteklediklerini açıklamış olsalar da bu noktada Fenerbahçe kulübünün ne diyeceği ve nasıl bir açıklama yapacağı merak içerisinde bekleniyor.
Yaklaşık 25 milyon seyirciye sahip olduğu bilinen Fenerbahçe‘nin içerisinde bulunduğu sıkıntılı durum ister istemez Federasyon başkanlığı seçimini de çok yakından ilgilendiriyor, geçen yıl sahip olduğu şampiyonluğu elinden alınan başkanı tutuklanarak cezaevine konulan bir spor kulübün Federasyon başkanlığı noktasında vereceği karar da çok büyük önem taşıyor.
Meseleye bu pencereden bakınca futbolun sadece futbol olmadığı dolayısı ile siyaset kurumunun da ülkeyi idare ederken futbolun enstürümanlarını da kullandığı açık seçik görülmektedir.
Bu nedenle bırakın süper lig takımlarını diğer alt listelerdeki futbol kulüplerinin de Federasyon seçimlerine müdahil olmak için çok büyük bir çaba sarf ettiklerini görüyor ve onlara da hak veriyoruz.
Geçtiğimiz yıllarda hayata sokulan Naklen yayın gelirleri artık bütün kulüplerin ayakta kalmasına vesile olacak bir noktaya gelmişken hiç iddiası olmayan bir spor kulübünün bile gözünü federasyon seçimine dikmesini normal karşılamak gerektiğine inanıyoruz.
Bu yüzden artık milyonları arkasından sürükleyen futbolun patronu olacak kişinin kendi başına yada duygusal hareket etme gibi bir lüksünün olmadığını ve o koltuğa oturduktan sonra bütün kulüplere eşit bir şekilde yaklaşım göstermesini talep etmek bir taraftar olarak bizimde en tabii hakkımızdır diye düşünüyor yeni federasyon başkanının da bu duygular ile hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.