İZMİT’TEN BİR JÖN DOĞUYOR

İzmit’ten bir jön doğuyor

Geçen yıl Best Model Of Turkey’de 4 bin 500 erkek arasından sıyrılıp adını 18. sıraya yazdıran ve finalde ‘BestPress’ ödülü kazanan hemşehrimiz Tolga Kulakçı bu yıl ise ilk 3’ü hedefliyor. Yakın bir gelecekte çok büyük ihtimal dizilerde boy gösterecek olan hemşehrimiz final gününde tüm Kocaelililer’in dualarını talep ediyor

Merhabalar…

Bu hafta yine bir portreyle karşınızda olacağım. Allah’tan bir mani çıkmazsa, çok yakın bir gelecekte televizyonlarda, dizilerde sürekli boy gösteren bir hemşehrimiz olacak… Bir Adanalı nasıl ki ekran başında gördüğünde Kıvanç Tatlıtuğ ile kıvanç duyuyor, bir Kenan İmirzalıoğlu’nu gördüğünde Üçem köylüleri gururlanıyorsa, tıpkı biz de bir süre sonra, kim bilir hangi dizilerde Tolga Kulakçı’yı gördüğümüzde göğsümüz kabaracak.

Sizleri bu hafta doğma büyüme İzmitli olan, Yenidoğan Mahallesi’nin çocuğu Tolga Kulakçı ile tanıştıracağım. Son yılların modası televizyon dizilerine Kenan İmirzalıoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ, Tolgahan Sayışman gibi onlarca jön kazandırmış Best Model Of Turkey’de hedefine kilitlenmiş durumda Tolga Kulakçı. Geçen yıl da finallere kalmış, en iyi basın yüzü ödülünü almış. Bu seneki yarışmaya çok sıkı hazırlandığı belirtiyor ve birincilik, olmazsa ilk üç iddiasında…

Tolga Kulakçı’ya oyunculuk sevdasının nasıl başladığını sordum, hedefini sordum, bu hedef için izlediği stratejiyi sordum. Anladığım kadarıyla ramak kalmış ulaşmaya sevdasına…. Eylül sonu Ekim başında final yarışmaları var, dua istiyor sadece… Ekim ayı onun için bir milat.

Yapmamam gerekirdi, belki çok erken ama şahsen başardığını varsayarak da bu sevdanın peşinde olanlar için önerilerini aldım Tolga Kulakçı’nın…

Özellikle de oyuncu olmak isteyenler bence biraz daha fazla kulak kabartsınlar konuştuklarımıza…

Haydi başlayalım…

 

Sayın Tolga Kulakçı… Konuğumuz hakkında bir ön bilgimiz olsun değil mi, kendinizle ilgili bir özgeçmiş yapar mısınız?

-1992 Kocaeli doğumluyum. Burada doğdum, burada büyüdüm. Son 3 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Modelim, mankenlik yapıyorum.

 

Burada doğmuş ama burada büyümemiş gibi oldu bu. Hangi mahallede büyüdünüz, hangi okullara gittiniz, ne iş yaptınız buralarda, haydi biraz da onlardan bahsediniz.

-Yenidoğan Mahallesi’nin çocuğuyum ben. Askere gidene kadar İzmit’te yaşadım. Annem, ablam, kız kardeşim, akrabalarım buradalar. Ben işim gereği İstanbul’a yerleştim, son üç yıldır. Yine bir ayağım sürekli burada tabi. Yani hep İzmitliyim ben. Burada Ziya Gökalp’te okudum, liseyi Atatürk Endüstri Meslek’te bitirdim. Üniversiteyi ise şuanda açık öğretimde halkla ilişkiler üzerine okuyorum.

 

 

Buradayken bir işle meşgul oldunuz mu?

-Burada gıda imalatı ve ihracatı yapan amcam var. Fatih Kulakçı. Kendi işimiz işte, orada satış ve pazarlama konusunda çalıştım.

 

Peki bu modellik ne zaman, ne şekilde başladı?

-Amcamla çalıştığım dönemlerde bile başlamıştım modelliğe, mankenliğe, yavaş yavaş. Görsel olarak iyiydim. Bir arkadaşım aracılığıyla İstanbul’dan bir kaç davet geldi önce katalog çekimleri için, öyle başladı.

 

Peki ne zaman asıl, esas işiniz bu oldu?

-Askerden önce girmiştim artık bu işe ama neticede ek iş gibi bir şey, hobi gibi bir şeydi. Askerden döndükten sonra tercih yapmam gerekti. Önümde üç yol ayrımı duruyordu. Ya amcamlarla bu işe devam edecektim, ya arkadaşlar çağırıyorlardı yurt dışına gidecektim, ya da model manken, oyuncu olacaktım. Ben bu üçüncü yola girdim.

 

Kararınızı verince attığınız ilk adım ne oldu?

-İstanbul’a yerleşmek. Çünkü bu işi profesyonelce yapacaksanız İzmit’te yaşayarak pek mümkün olmuyor. Tamam İzmit İstanbul’a çok yakın ama işler genellikle şöyle oluyor, diyelim bir katalog çekimi olacak, adam arıyor, ‘yarım saat sonra Nişantaşı’nda buluşalım’ diyor. İzmit’teyseniz o işe yetişemezsiniz. Yetişemeyeceğiniz için de kişi, gidiyor başkasını arıyor, işi ona veriyor. Yani elinizin altındaki işi kaçırırsınız, uzaktaysanız. Birincisi o nedenle İstanbul’a taşındım. E benim oyunculuk hedefim var, sizi bu hedefe taşıyacak insanlar orada, görmeliler, kazara omuzunuza çarpmalılar, sohbetlerinde bulunabilmelisiniz vesaire. O nedenle İstanbul.

 

Hiç tereddüt etmediniz mi?

-Tereddütlerim elbette oldu. Fakat neticede kendi görüntümü ön plana çıkartan bir iş pozisyonu belirledim. Kendi görüntüm, bu bana Allah vergisi. Bunu geliştirmem gerektiğini, geliştirirsem, sevdiğim işte olacağımı düşündüm. Çok ünlü bir model ve ardından oyuncu olabilirdim. Bu mesleğim olabilirdi, güzel de bir meslek hem... Kararımı verdim ve adımımı attım. Katalog çekimlerine gidiyordum, fiziğime, dış görüntüme, tavırlarıma daha çok dikkat etmeye başladım. Bu işlerin içerisinde olanlarla temas kurmaya, tanışmaya, kaynaşmaya başladım. Çevrem her geçen gün arttı.

 

Sonraki adım ne?

-Çok spor salonlarına gittim. Spor yaptıkça görselliğim daha da dikkat çekici hale geldi. Böyle olunca da iyice özgüven kazandım ve geçen yıl Best Model Of Turkey yarışmalarına girdim, finallere kaldım, en iyi basın yüzü ödülünü aldım.

 

 

Biri size bu yarışmaya katılmanız gerektiği konusunda öneri getirmiş olmalı...

-Evet, Best Model’de bir menajer vardı o bana tavsiye etti. ‘Çok büyük bir platform, katılman lazım’ dedi. Gerçekten de öyle Best Model çok büyük bir platform. Önerisine kulak verdim. Katıldım.

 

Bu kadar basit mi Best Model Of Turkey yarışmalarına katılmak?

-2-3 yıldır aklımdaydı ama adım atamıyordum. Hazırlığını yapıyordum ama teşebbüs edemiyordum. Zaten bu hemen girilecek hemen bir yol kat edilecek bir organizasyon değil. İyi hazırlık gerekiyor. Bir elemeler oluyor ki... Zaten geçen yıl 4 bin 500 erkek vardı. Ön elemede 4 bini elendi, 500 kişi kaldı. Bu 500’ü ikinci elemeye aldılar, finale 30 kişiyi bıraktılar. Ben 18. oldum. Bir de en iyi basın yüzü ödülünü aldım. Bu müthiş bir sonuçtu benim için.

 

Ne değişti bunun üzerine?

-Öncelikle kendime müthiş bir güven geldi. Hem kendime güvenim oldukça arttı, hem organizasyonu tanıdım, hem içerisindekileri tanıdım. Artık bu camianın yabancısı, acemisi, çömezi değilim.

 

Seneye de girerim fikri bu nedenle mi oluştu?

-Evet, seneye daha iyi hazırlanıp daha iyi sonuç çıkartırım düşüncesi oturdu. Bu kadar hazırlıkla böylesi bir sonucu almışsam, çok daha iyi bir çalışmayla çok daha iyi sonuçlar alabileceğimi düşündüm. Hemen bunun sonrasında çalışmaya başladım, Best Model Of Turkey 2016 için. Kendimi spora, diyete, iyi giyinmeye, iyi görünmeye yani kampa aldım açıkçası. Böyle ciddi bir hazırlıkla yürüyorum şuanda Best Model Of Turkey 2016’da...

 

Şu ana kadar nasıl gitti?

-Bu yılki yarışmaya 3 bin 100 erkek model katıldı. Aynı üç elemeli olacak. İlkinde elediler sayıyı 300’e düşürdülen. İkinci elemede de sayı 20’ye indirildi. Şuanda bu 20 kişi arasındayım, finaldeyim yani. Eylül sonu, Ekim başında final olacak. Show TV’de canlı yayınlanacak sonuçlar.

 

Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz bu yıl?

-Tabi büyük konuşmak istemiyorum ama bu yıl ilk üçte olacağımı umut ediyorum. Hedefim birinci olmak ancak bu olur olmaz, nasip, ama ilk üçte olurum diye düşünüyorum. Birincilik bana sürpriz olmayacak. Çünkü bekliyorum birinciliği. Bekleyelim görelim, her şeyin hayırlısı diyelim.

 

Beklediğiniz sonuç çıkmazsa peki... Bu sizi nasıl etkiler?

-İlla birinci, ikinci, üçüncü, beşinci olmanız gerekmez. Çok büyük bir platform burası. Finale kalmış olmanız bile yetiyor. Diyelim onuncu oldunuz, diyelim finalistler arasında sonuncu oldunuz, fark etmez, mutlaka birilerinin gözüne batarsınız artık. Çok büyük bir organizasyon ve Herkesin, dünya basınının, magazin dünyasının gözlerinin üzerinde olduğu bir organizasyon bu.

 

 

Buradan derece alan kişilerin yolu nereye uzar?

-Artık oyunculuk gelir bunun ardından. Hemen hemen hepimiz profesyonel modelleriz. Böyle bir derece bizleri oyunculuğa iter. Yani Best Model’de birinci, ikinci, üçüncü olmuş kişinin pek artık model kaldığı görülmemiş. İlla ki modellik teklifleri de alıyor ama şuanda günümüzde oyunculuk daha ön planda olduğu için herkes oyunculuğu tercih etmekte.

 

Siz de mi dizi oyuncusu olacaksınız böyle bir sonuç çıkarsa?

-Yani modellik de yapılır tabi ama çok yoğun değil, oyunculuk daha yoğun geçecektir bence. Şu anda bile birkaç proje var oyunculukla ilgili ama Ekim’de şu sonuçlar belli olsun, kararlarım o zaman netleşecek. Şuanda finallere hazırlanıyorum, bol bol spor, diyet, arkadaşlarımla bile pek çıkmıyorum şu ara. Belli bir süre kaldı, bu süreyi iyi değerlendirmeye çalışıyorum.

 

Peki oyunculuk eğitimi alıyor musunuz bu arada?

-Evet bir eğitimcilik eğitimi alıyorum. Yeni bitti o da. Yeniden bir derse başlayacağım. Kısmet olursa Ayla Algan’dan da oyunculuk dersleri alacağım.

 

Adana’nın Kıvanç Tatlıtuğ’u gibi siz de İzmit’in gururlandığı bir isim olacaksınız yani...

-Kıvanç Tatlıtuğ şuanda çok büyük bir isim. Yakışıklı ve iyi oyuncu. Gittiği yol, hayat tarzı, duruşu güzel. Onun da önünü bu yarışma açtı zaten. Yakışıklılığının ve şansının da yardımıyla bir çok kimsenin olmak istediği yerlere geldi. Bu bana uzak mı, hayır. Çünkü Yıllar önce Kıvanç Tatlıtuğ’un Best Model yarışmasında gelmiş olduğu yerlerdeyim zaten. Yani bu bana hiç uzak değil, sadece bekleyip göreceğiz. İzmit’in Kocaeli’nin gurur duyduğu bir jön olmak hayallerimi süsleyen bir şey. İnşallah böyle biri olacağım.

 

Kimler bu hayalin peşinde koşmalı, kimler koşmamalı?

-Şimdi insan önce kendine bakacak önce. Güzel miyim, yakışıklı mıyım diye. Güzellik göreceli bir şey değil bizim işimizde. Boy gerektirir, kiloda bir ölçü gerekir. Bu işte güzellik, yakışıklılık bir kombindir. Boy, kilo, iyi giyinme, iyi görünme, iyi konuşma, tavır, duruş, birçok şeyin kombini gerekir. Kendine de güveniyorsa bu kimse modellik yolundan oyunculuğa yürüyebilir. Ama kişide boy yoktur ancak yine de yakışıklıdır, güzeldir, özgüveni vardır, başka bir albenisi vardır, buradan da yürüyebilir. Yani özgüven ve şans bu işin ana kuralı gibi...

 

Manken olmaya, model olmaya, oyuncu olmaya niyetli kişi için bir yol haritası çizmemiz gerekirse, neler söylersiniz?

-Kararlılıkla adımını atsın. Ajanslardan ziyade bu Best Model Of Turkey gibi yarışmaları kovalasın, şansını oradan zorlasın. Herkes bu işlerin ajanslardan geçtiğini düşünüyor. Oysa bu çok yanlış bir düşünce. Çok ajans var ama işini layıkıyla yapan bir elin parmaklarını geçmez. O yüzden ajanslardan ziyade Best Model gibi organizasyonlara yönelsinler kendine güvenenler. Buralarda finallere kalabilirse zaten bu onun artık bu yolun kapısını açtığı anlamına gelir. Bu kapının kilidi ajanslar değil. 100 lira verip, ajansa kayıt yaptırıp, oturup hayal kurmasınlar. Görmedik, duymadım oralardan çıkan birilerini. Kendine çok güvenen gitsin bence modellik yarışmaları filan kovalasın. Çünkü gerçekten piyasa bu şekilde dönüyor. Yani modellik yarışmaları, güzellik yarışmaları, onun gibi yerlerden çıkarılıyor jönler, ünlüler. Ajanstan çıkıp da bir yol kat etmiş kimse ben şahsen görmedim. Hani hiç çıkmaz demiyorum, hani birilerinin desteğini almıştır, çok fazla alttan almıştır, çok istemiştir olmuşsa öyle olmuştur. Ama ben ajanslarda çıkış aramayı değil, modellik yarışmaları, güzellik yarışmaları, hatta ses yarışmaları, kendine güvenen buralarda yol almaya çalışmasını öneriyorum.

 

 

Bu yol maliyetli bir yol mu? İnsanların cebinde kadar para olmalı?

-Elbette maliyetli. Çünkü uzun soluklu bir şey. Parayı verip elde edebileceğiniz bir şey değil ama uzun soluklu. Mesela ben mankenim, modelim, işimiz görsel güzellik gerektiriyor. Bunun için kendinize çok iyi bakmanız lazım. Çok iyi giyinmeniz lazım. Çok iyi ortamlarda bulunmanız lazım çok kimseyle muhatap olabilmeniz için. Bunların hepsi maliyet tabi. Mesela benim aylık spor giderim en az bin 500 lira. 4 yıldır deliler gibi spor yapıyorum. Sonra bunun için İstanbul’da yaşamak neredeyse zorunluluk. Bu işin yeri İstanbul. Bir kelime öğreneceğin kişi orada duruyor. Onlarla karşılaşacağın, temas kurabileceğin, sohbet edebileceğin ortamları kovalamak durumundasın. Öyle ha şuraya takılırsan fark edilirsin, göz batarsın, tanışırsın, oturur konuşursun, kısa sürede yol alırsın, iki günde ünlü olursun gibi bir mekan veya durumlar yok öyle. Her şey kademe kademe.. Sabır gerekiyor. Kararlılık gerekiyor. Özgüven gerekiyor. Şans gerekiyor.

 

Bu kadar kural... Hiç koptuğu an olmadığı mı şöyle artık vaz geçtiğiniz bir durum?

-Bir kere oldu evet. Resmen havlu atmak üzere olduğum bir durum oldu. İstanbul’a gittiğimin ilk dönemlerinde oldu. Mankenim, modelim, katalog çekimlerine filan gidiyorum. Bir ara bir durgunluk oldu. Uzun süre... 6 ay iş yapamadık. Çünkü model işi çok fazla gelen bir iş değil. İş az, zaten çok model var İstanbul’da. ‘Ya yeter’ dediğim bir an oldu evet. Kendinizi sadece bu işe bağlıyorsunuz, her zaman da iş gelmeyince ‘nereye kadar’ diyorsunuz. Bir kere oldu. Vaz geçmiştim artık. Ama bir kaç iş geliverdi, vaz geçmekten vaz geçtik bu kez.

 

Peki hemşehrilerinize söylemek istedikleriniz var mı?

-Ben İzmit doğumluyum, burada doğdum, burada büyüdüm. Dolayısıyla bu kentte çok tanıdıklarım var. Beni tanıyan çok insan var. Yaklaşık 3 ay sonra Show TV’de de yayınlanacak olan Best Model Of Turkey 2016 finali var.  Hemşehrilerimden sadece manevi desteğim olabilir. O finallerde bana şans dilesinler. Hemşehrilerinin başarısı için dua etsinler. Edecekleri dua ve dileyecekleri şans için şimdiden kendilerine çok teşekkür ediyorum. İnşallah arzu ettiğim sonucu alacağım, bu sonuçla da Kocaelililer’in ekranlarındaki yüzü olurum inşallah. Ben bu vesileyle tüm hemşehrilerime saygılarımı sevgilerimi sunuyorum, onlara sağlık esenlik diliyorum. Bir çok ünlü doğdu, jön doğdu buradan. Şu an televizyonlarda olan seçkin isimlerin çıktığı yarışmada yarışıyorum. Herkesin katılabileceği ama herkesin yol alabileceği bir platform değil burası. Erkan bey (Özerman) hep söyler; “Bu yarışmaya her yerden katılabilirsiniz, Şırnak’tan, İstanbul’dan, Ankara’dan. Ama kendine güvenen gelsin” der. Böyle bir yarışmanın finaline kaldım. 3 bin kişi arasından sıyrılarak kaldım finale. Katılımcılar iddialı kimseler, hepsi çok iyi. Zorlu bir yarışma, Şimdi sonlarındayız, dua istiyorum hemşehrilerimden.

 

 

Aklıma geldi de, bu konuyla ilgili kimselerin bir idollerinin olması gerekmez mi?

-Önüne bir örnek koymak isteyen koyar. Benim idolüm yok mesela. Kendime yakışanı giydim, kendi hoşuma giden tıraşı oldum. İçimden geleni, kendi hoşuma gideni yapıyorum. İçimden geldiği gibiyim. İdolüm kendi iç sesim galiba. Ama dileyen hoşuna giden birilerini kendine idol görebilir tabi. Benim idolüm yok, elbette hayat tarzını benimsediğim insanlar var, aile yaşantısını, sosyal yaşam tarzını beğendiğim insanlar var. Ben eksiklerimin ne olduğunu kendim görüyor, bu eksikliğimi gidermeye çalışıyorum o kadar.

 

Aileniz ne diyor sizin bu işinize, destek mi oluyorlar, yoksa ‘gittiğin yol, yol değil’ mi diyorlar?

-Biz küçük bir aileyiz. Annem var, Gülten Kulakçı, 47 yaşında. Çok olgun ve bilgili biri. Yine ablam Songül aynı keza. Onlar benim her şeyim. Annem, ablam, kardeşim, onlar bana bu yolda en başından bugüne en büyük desteği olan kimseler. Maddi manevi her türlü desteği verdiler. Bugün bir noktaya geldiysem ve bir noktaya geleceksem onların sayesinde olacak. Ama şuan her zamankinden çok daha fazla desteklerine ihtiyacım var. Özellikle finallerde annemin de dualarına güveniyorum. Kendi kendime çok önce verdiğim bir söz var. Eğer bu yarışmalarda çok iyi bir sonuç alırsam bunu anneme hediye edeceğim.

42303 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 9 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER