KİRAZ DEYİNCE AKLA BALABAN GELİR

Kiraz deyince akla BALABAN gelir

Şimdilerde Giresun’u bile geride bırakan lezzetli kirazlarıyla ünlü Balaban Köyü’nün o dağla güzelliği arasında kaybolup gideceksiniz

Her yöre bir şeylerle anılır. Balığı, denizi, dağı, yaylası, soğuğu, sıcağı…

Meyvesiyle anılanlar da vardır. Örneğin; Amasya’nın elması, Ankara armudu, Ereğli’nin çileği, Eşme’nin ayvası gibi…

Giresun’un adının kirazdan geldiği söylenir, bilinir. Ne ki, şimdilerde Giresun’u bu anlamda geçen, kirazıyla ünlenmiş bir köy var ve o köy Kocaeli’de; Balaban… 

İzmit’e 20 km uzaklıkta, yeşillikler içinde, hemen tüm meyvelerin yetiştiği bir köy Balaban. İzmit’ten Sapanca’ya giderken, Acısu’dan sağa dönüyorsunuz, önce Derbent, sonrasında Nusretiye, hemen sonrası da Balaban…

Kafkasya’dan, Artvin’den göç eden, “93 muhaciri” olarak bilinen insanlarımızın yoğun olarak yaşadığı bir köy burası. Her iki yöreyi de, Artvin’i ve Balaban’ı da bildiğim için şunu söyleyebilirim; 93’te muhacir olan insanlar, iklim olarak Artvin’e benzer bir yere, Balaban’a yerleşmişler…

Muhtar Hasan Erkan’la sohbet ediyoruz. Köyün adının nereden geldiğini soruyorum kendisine. Bu yörenin “Balaban” adlı birinin çiftliği olduğunu, bu nedenle de Balaban olarak adlandırıldığını söylüyor. Sonrasında; Karakadılar, Dizdaroğulları, Arapoğulları, Mologinzeler, Bayraklar, Çakıroğulları ve Yıldırımlar gibi aile toplulukları gelip yerleşmiş Balaban’a.

 


Balaban Muhtarı Hasan Erkan ve Hüseyin Aslan’la sohbet edip bilgiler aldım Balaban hakkında.

 

KÖY NEYLE GEÇİNİR?

Şu anda Balaban Muhtarlığı’na kayıtlı 1400 insanımız görünüyor. Bu sayı özellikle yaz aylarında 4 bini buluyormuş ve seçmen sayısı 1000. Bir ilköğretim okulu, 17 öğretmeni, üç camisi ve kadrolu imamları var köyün. Şirinsulhiye ve Nusretiye’den öğrenciler Balaban’a geliyor.

 

Muhtar Erkan köyünün kirazıyla gurur duyduğunu söyleyenlerden.

 

Her tür meyvenin varlığından söz ettiğimiz Balaban’daki üreticilerden biri olan Hüseyin Aslan, meyveciliğin giderek bittiğini söylüyor sohbet anında ve üzüntülerini belirtiyor. Geçmiş yıllarda Balaban’dan 800 ile 1000 ton arasında kiraz ihracatı yapılırken, şimdilerde ihracatın neredeyse sıfırlandığını söylüyor ki; Rusya, Almanya ve İngiltere gibi ülkelere yapılırmış o ihracat…

 

Kiraz ihracatının durma noktasında olduğunu söylüyor Balabanlılar.

 

YARIŞMALARA BİLE KATILMIŞLAR

Hüseyin Aslan’dan başka bilgiler de alıyorum bu arada. Tüm Kartepe’deki kiraz üretiminin 6–7 bin ton kadar olduğunu, erik üretiminin ise 4–5 bin ton kadar olduğunu belirtiyor ve kirazdan eriğe doğru bir eğilim artışı gözlendiğini söylüyor. 1994 yılanda TRT’nin açtığı meyve üretimi konusundaki bir yarışmada birinci de olmuş Hüseyin Aslan… Şu anda köy şantiye gibi denebilir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi alt yapı çalışmalarına hız vermiş. Evlere su hatlarının bağlanma işlemi bittikten sonra asfalt çalışmasının da yapılacağı bildirilmiş Muhtar Hasan Erkan’a. Muhtar Erkan bu çalışmalar nedeniyle teşekkürlerini iletiyor Büyükşehir Belediyesi’ne.

 

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarından bir görünüm.

 

KÖYÜN ÜNLÜLERİ

Bir sorundan daha söz ediyor Hasan Erkan. Yöre insanının iyi bildiği “açma dere” sorunu çözümlenirse, köy için oldukça verimli yaklaşık 2 – 3 bin dönüm arazi var. Teknik olarak nasıl bir çözüm bulunur bilinmez ama, böyle bir beklentileri de var Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nden… Köy gençleri ve köy insanı spora oldukça düşkün. Balabanspor’un aldığı kupalar Balaban Muhtarlığı’nda saklanıyor ve Hasan Erkan o kupalarla, gençlerinin başarısıyla gurur duyuyor. Avukat, bir dönem politikada adından çok söz ettiren rahmetli Cemil Karakadılar Balabanlı. Bahattin Ertuğ, Zihni Karakadılar ve Dizdaroğlu Vinç de Balaban kökenli…

 

Spor tutkunu bir köyümüz Balaban. Aldıkları kupalarla övünüyorlar.

 

GİDİN BİR GÖRÜN DERİM

Muhtarla çıkıp geziyoruz köyü. Balaban Restoran’a kadar çıkıp soluklanıyoruz ki, çok sıcak bir gün olmasına karşın, Balaban Restoran’ın olduğu yerde ürperiyor insan…Sizlere Balaban’ı kısaca anlatmaya, tanıtmaya çalıştım. İyisi mi siz gidin bir gün ve kendiniz görün. Şu kadarını söylemekle yetineyim ben; köye gittiğimde, kahvenin önündeki yaşlı bir ağabeye muhtarlık binasını sordum. Beni tanımayan, benim de tanımadığım o insanın bana yanıtı şu oldu; “Hele sen gel önce bir çayımızı iç, muhtarlık kolay!” Sanırım anladınız ne söylediğimi…

 

Balaban sırtlarından aşağılara bir bakış.

12527 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 2 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER