KÖTÜ İŞ ÇIKINCA ÜZÜLEN BİR KUAFÖRÜM

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Gebze’nin en marjinal, kendini en çok seven ve yaptığın işin bir sanat olduğunu ifaden Salon Aytaç’ın sahibi Aytaç Kalaycı, “Mesleğime sanatsal anlamda bakıyorum. Kötü iş çıkınca üzülebilen bir kuaförüm” dedi

1987 yılı meslek başlayan Aytaç Kalaycı, Gebze’de yetişen bir kuaför. Gebze dışında hiç çalışmayan ama gündemi ve modayı takip edip Gebze’ye farklılıklar getiren bir kuaför.  Mesleğe en iyi yerde Fehmi bey ve Seval Kuaför’de başladığını ifade eden Aytaç Kalaycı, “Fehmi bey ve Seval Kuaför’de işe başlamamla mesleğin tüm inceliklerini öğrendim. Çünkü Fehmi bey çok eski bir İstanbul kuaförü ve Çağaloğlu kuaförüydü. Fehmi bey, Ermeniler’den mesleği öğrenmiş ve temelinde erkek kuaförlüğü vardı. 5 yıl gibi bir süre orada çalıştım. Daha sonrasında yine mesleğinde gayet başarılı olan Fulya Kuaför’de Berna hanımla bir 4 senelik mazimiz var. 2 işyeriyle iyi ustaların yanında bu mesleği öğrenerek kendi salonumu 1997 yılında açtım. 2001 yılında da şimdi yerimi açtım. 7 personelimiz sosyal medya danışmanınız var” diye konuştu.

 

NEGATİF MÜŞTERİYLE ÇALIŞAMIYORUM

Müşteri takip ederek çalışan bir kuaförüm diyen Aytaç Kalaycı, “Eğer aynada müşteri ile hissetmezsem çalışamıyorum. Negatif müşteriyle de çalışamıyorum. Müşteri negatif ise ona şuanda çok negatif olduğunu bu negatifliğin bana geçtiğini ve çalışamama sıkıntısı yaşadığını söylüyorum. Müşteri pozitif olmalı. Bütün sıkıntılarını alacak gücümüz yok bizim. Ama başka yerlerdeki sıkıntılarını bizde çıkarma çabasında olan bazı müşterilerimiz olduğunu anladığımızda onlara farklı davranışlar sergiliyoruz. Genel anlamda müşteri negatif ise o negatiflikte çalışamayacağımı söylüyorum. Çünkü o müşterinin memnun kalkmayacağını biliyorum. O memnun kalkmayınca de ben kendi kendime sıkıntı yaşayacağım” dedi.

 

MESLEĞİME SANATSAL BAKIYORUM

Yaptığı mesleğimi çok severek yaptığını belirten Aytaç Kalaycı, “Mesleğimde ticari boyuta hiç girmedim. Bana göre de meslekte ticari düşünmek bir ahlaksızlık. Mesleğime önce sanatsal anlamda bakıyorum. Kötü iş çıkınca üzülebilen bir kuaförüm. Bunu etrafımdaki insanlar da hisseder ve niye bu kadar üzülüyorsun diye sorar. Hani durup da paramı aldım gitti zihniyetim yok. Mesleğimi sevdiğim için de iyi işler çıkıyorum” dedi. Mesleği sanat olarak gören Aytaç Kalaycı’ya göre sanat giderek çok çok aşağı çekiliyor. Bunun nedeni olarak Kalaycı, “Bu meslek gerçekten kişiyle özdeşleşen bir meslek. Bizler kaliteli tipler olmalıyız. O çizgiyi çok iyi korumamız gerekiyor. Ancak şimdilerde sanat çok diplere vurdu. Kuaför kendi görselinde kendini göstermeli. Ancak iş biraz çığırından çıktı” diye belirtti.

 

KİŞİNİN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ

Bayan kuaförlüğünün zevkli olduğu kadar da zor bir meslek olduğunu belirten Kalaycı, “Bu mesleğin en büyük zorluğu bir kere bu meslek zevkli olduğu kadar bir başkasının hayaline dokunuyorsun. Kişi hayal ediyor sen o hayali hayal etmediğin halde o hayali ortaya çıkarmaya çalışıyorsun. Yani kendi hayalini gerçekleştirebilirsin ama biz başkasının hayalini gerçekleştiriyoruz. Örneğim müşteri eliyle tuttuğu pozisyonda bir saçı istiyor. Biz onu beraber elle gitmemiz lazım. Eller gidemediğimiz zaman toka vs şeyler kullanıyoruz. Akşamdan kafasında bir şeyler kuruyor. Yani o kişinin hayalini gerçekleştiriyoruz. Hayalini gerçekleştirirken de o insana onu kırmadan o değil ama bu daha iyi oluru yapmaya çalışıyoruz. Tam birebir hayalini gerçekleştiremezsek de ama yaptığımız anlar da oluyor” dedi.

 

 

FABRİKASYON DEDİĞİMİZ ŞEYE BENZİYOR

Topuz deyince Gebze’de ilk akla gelen isimlerden olduğunu belirten Aytaç Kalaycı, “İyi bir topuz yapan biri olarak benim yaptığım topuz fabrikasyon veya kalıp topuz dediğimiz öğretiyle yapılan topuz değil. Benim dükkanımda birebir makası verip ‘Buradan keseceksin ya da buradan toplayacaksın, oradan bağlayacaksın, şunu yapacaksın bunu yapacaksın’ diye bir şey yok. Çünkü ben doğaçlama bir ustayım. Topuzlarımda hiçbir aparat kullanmam. Doğaçlama çalışıyorum. Doğaçlamanın da öncesi yoktur. Çünkü orada ben bir yaptığımı bir daha yapamama gibi meziyetim var. Ancak şimdiki arkadaşlar da müşteri elinde katalogla geliyor. Aynısını istiyor ve aynısını yapıyor. Çünkü artık onu topuz nerden bağlanır, neyi nereye koyarsın biçiminde o öğreti ile çalışıyorlar. Oda çok doğal bir şey değil. Fabrikasyon dediğimiz şeye benziyor.” şeklinde konuştu.

 

 

KADINLAR TARZINI OLUŞTURMALI

“Kadınlar için saç çok önemli ama tarzını bilen kadınlar için zor bir şey değil” diyen Kalaycı şöyle devam etti: “Müşteride tarzını oturtmayan kadın sıkıntı. Müşteri tarzını yakalamalı ve bu tarzını uzun süre sürdürmeli. Müşteri çok değişken ise zaten kendi de problemli. Bir kadın siyah sacı on yıl kullanabiliyorsa o onun tarzı zaten. Röfleli sacı 20 yıldır sürdürebiliyorsa bu onun tarzıdır. Tarzı olmayan kadınlar sürekli değişkenler ve o değişimde de sizi yoruyorlar. Para kazanmak için iyi bir durum ama tarzı olan müşteriyle çalışmak çok zevkli. Çünkü müşteri de neyin ne olduğunu biliyor. Problem veya başka bir şey yaşadığınızda da sebebini anlatabiliyorsunuz. Çünkü zaten 10 yıldır bu işi yaptırıyor bu on yıl süreçte de bir iki kere karşısına çıkmıştır. Bu sefer de bu olmadı deyip makul karşılayabiliyor. Ama tarzı olmayan kadın ilk kez kuaförle tanışmış biri gibi çok ürkütücü.

 

KADIN FEMİNEM OLMALI

Kadının her şekilde feminen olmalı. Birçok kadın, kadın olmayı unutmuş. Gerek çevresel, maddi, manevi nedenlerden dolayı... Kadın feminen olmadığı zaman hem üzücü hem de kötü. Ben kadının saç yapısıyla onu anlarım. İçeriye girdiği haliyle o kadın çok şık olabileceğini anlıyorum. Mesela kadının her şey iyi ama saç kötü. Bu kadının sıkıntıları vardır. Kadın şık olmalı, kadın saçının ayrımını bilmeli.” Modanın her on yılda bir yada yirmi yılda bir moda kendini tekrarladığını belirten Kalaycı, “Modanın çıkardığı yeni hiçbir şey yok. Moda kendi içinde dönüyor dönerken de her 10 veya 20 yılda bir gelişiyor. Bu sene küllü kumral ve uçlarda bebek sarısı ombre ile veya ombresiz olur ama soğuk renklerin hakim olduğu soğuk kadın modası var” diye konuştu.  

 

 

MARJİNAL VE FARKLIYIM

Mesleğin hepsinde iyi olduğunu ifade eden Kalaycı, “Marjinalim farklıyım, kendime göre kendimi farklı görüyorum. Güzeli seviyorum, kendimi de komple çok seviyorum ve çok güveniyorum. Güzel giyinmeyi seviyorum. Mevcut oda başkanımız Kenan Çelik güzel işler yapıyor. Öncelikle kendisine teşekkür ediyoruz. Bu işi yüklenmek herkesin harcı değildir” diyerek sözlerini tamamladı.

10108 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Fethiye Caddesi Karagöz İş Hanı’nda yaklaşık bir yıldır hizmet veren Zeyno’nun Ev Yemekleri Lokantası birbirinden iddialı ve lezzetli yemekleriyle müşterilerini bekliyor

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Diş implantı eksik olan dişlerin yerine işlevi yeniden kazandırmak için çene kemiğine yerleştirilen uygun malzemelerden yapılan yapay diş köküdür. İmplant uygulanarak hem eksik dişler tamamlanır hem de boşluktan dolayı oluşan estetik problemi giderilir.

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Hafif börekleriyle ağızlarda unutulmaz lezzetler bırakan Göçmen Börekçisi, el yapımı alternatifleriyle ‘börek ağırdır’ inanışını ortadan kaldırıyor

Yaşam'ın tarifleri

Yaşam'ın tarifleri

Bu hafta; Tavuk etli taze fasulye salatası, patatesli mısır çorbasıve karadutlu marzipan lokmaları tarifleri sizlerle...

Haydi kadınlar motora!

Haydi kadınlar motora!

İlimizde 45 yıldır motor işleriyle uğraşan Refik Şahbazoğlu, daha faza kadın motor sürücüsü görmek istediklerini belirterek, “Herkese tavsiyem motora binmeleri” dedi

Kocaeli’nin Karadeniz’e açılan kapısı: Kefken

Kocaeli’nin Karadeniz’e açılan kapısı: Kefken

Kandıra’nın incisi Kefken... Doğal güzelliği, plajı ve hırçın Karadeniz’e açılan kapımız...Şimdilerde en popüler beldemiz

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER